BaşarıSıralamaları
Reklam

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi Konu Anlatımı

 

Tarih ayt konu anlatımı, Tarih tyt konu anlatımı , Tarih yks konu anlatımı… Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazımızda Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi edinebilirsiniz

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi

Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı, 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal’in Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsun’a ulaşması olayı. Bu olay Kurtuluş Savaşı’nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir.[

reklam

Samsun’da Rum çeteleri ve Türk halkı arasında meydana gelen çatışmaların sonlandırılması için Osmanlı Hükumeti tarafından Mustafa Kemal görevlendirilmiş ve kendisine 9. Ordu’nun müfettişliği verilmiştir. Bunun üzerine müfettiş görev bölgesine Bandırma Vapuru ile ulaşmış ve bir hafta boyunca Mantıka Palas’ta kalmıştır. Bu süreçte bölgede meydana gelen çatışmaların sebebini araştırmış ve işgalcilere karşı bizzat Türk direniş örgütlerinin kurulmasında etkin rol oynamıştır.Mustafa Kemal, bu bir haftalık süreç sonunda Havza’ya geçmiştir. Havza’da geçirdiği on yedi gün sonunda ise şehirden ayrılarak Amasya’ya hareket etmiştir.

Havza Genelgesi (29-29 Mayıs 1919)

Mustafa Kemal Paşa tarafından tek başında yayımlandı. Milli bilinci uyandırmak için hazırlandı.

Genelgenin maddeleri;

İzmir’in işgali her yerde protesto edilecek.
Protestolar yapılırken masun azınlığa zarar verilmeyecek.
* Haklı iken haksız duruma düşmemek için
Ordular dağıtılmayacak, silahlar teslim edilmeyecek.

Amasya Genelgesi(21-22 Haziran 1919)

Mustafa Kemal silah arkadaşlarıyla birlikte yayımladı.

Not: Genelgede İsmet İnönü ve Ali Fethi Okyar’ın imzaları yoktur.

Genelgenin Önemi

Milli Mücadele programıdır.
Milli Mücadele’nin gerekçesi, amacı ve yöntemi belirlendi.
Üstü kapalı da olsa ilk defa ulusal egemenliğe dayalı  bir devlet rejimine geçileceğinden bahsedildi.

Genelgenin maddeleri;

Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.
İstanbul Hükumeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir.
Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.
Anadolu’nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.
Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.
Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır.
Doğu illeri için, 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi’nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.

Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

Mustafa Kemal 10 Temmuz 1919 günü, Erzurum’da, “Vilâyet-i Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti” (Doğu İllerinin Milli Haklarını Savunma Cemiyeti) Erzurum şubesinin başına geçmişti, işte bu cemiyet 23 Temmuz günü, Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen temsilcilerle bir kongre toplamıştır.

Alınan kararlar;

Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Bölünemez.
Yabancıların işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı hükumetinin dağılması halinde, millet birlik ve beraberlik içinde direniş ve savunmaya devam edecektir.
Vatanın ve bağımsızlığın korunması ve teminine hükumet merkezinin gücü yetmezse maksadın sağlanması için geçici bir hükumet  kurulacaktır. Bu hükumetin üyelerini Milli Kongre seçecektir. Kongre toplantı halinde değilse seçimi Temsilciler Heyeti yapacaktır.
Kuva-yı Milliye’yi etkili, milli iradeyi hakim kılmak esastır.
Hristiyan azınlığa siyasi hakimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.
Manda ve himaye kabul olunamaz.
Milli meclisin derhal toplanması ve hükumet icraatının kontrol altına alınması için çalışılacaktır.

Kongrenin Önemi

Toplanışı yönüyle bölgesel, kararları yönüyle millidir.
İhtilal özelliği belirgindir.
Sivas Kongresi’nin ve Misak-ı Milli’nin temelini oluşturmuştur.
Erzurum Kongresi’ni toplayan Doğu Anadolu’daki müdafaa-i hukuk cemiyetleri Türklerin bölgeden izinsiz göçünü yasakladıkları gibi kültürel faaliyetlere de önem vermişlerdir.

Milli Mücadele Dönemindeki Diğer Kongreleri

Afyon Kongresi (2 ağustos 1920)

Kongreye Mustafa Kemal başta olmak üzere Konya, Uşak ve Nazilli Müdafaa-i Hukuk Derneği temsilcileri katılmıştır.
Afyon Kongresi sonunda daha önceki kongrelerde sözü edilen otonomi tezi reddedilmiş ve TBMM egemenliği kabul edilmiştir.
Afyon Kongresi Batı Anadolu kongreler sisteminin sonuncusudur.

Kars Milli İslam Şurası (30 Kasım 1918)

9 Ekim 1918’de Ahıska Hükumeti Muvakkatası, 3 Kasım’da  Aras Türk Hükumeti, 5 Kasım Kars İslam Şurası kurmuştur.
15 Kasım’da Birinci Kars Kongresi düzenlenmiş ve sekiz kişilik  Muvakkat Heyeti seçilmiş.
30 Kasım’da İkinci Kars Kongresi (Kars İslam Şurası Büyük Kongresi) düzenlenmiş ve Milli Şura Hükumeti kurulmuştur.
Aras ve Ahıska ‘daki hükumetler birer şube sayılarak Milli Şura Hükumeti’ne katılmıştır.

Ardahan Kongresi

Başkanlığını III. Tümen Komutanı Halit Bey yapmıştır.
Kongrede şu önemli kararlar alınmıştır;

* Mondros’ta dikte edilen kararlara uyulmamalıdır.
* Eldeki silahlar tesim edilmeyecektir.Hatta yeni bir mücadele için her çare denenerek yeniden silahlanmaya gidilecektir.

Pozantı Kongreleri

Çukurova ileri gelenleri tarafından toplanmıştır.
Kongrede Mustafa Kemal I. Pozantı Kongresi’nde de bir konuşma yapmıştır.

Nazilli Kongresi

Celal Bayar “Galip Hoca” lakabıyla bu kongreye başkanlık yapmıştır. Bu kongrede Kuvayımilliye’nin kendi aralarında yaşadıkları sorunlar çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır.

Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri (26-31 Temmuz)-(16-25 Ağustos)

Batı Anadolu’da Yunanlılar’a karşı elde edilen bazı başarılar birliklerimizin desteklenmesi düşüncesini doğurmuştur. Bu amaçla Edirne, Balıkesir, Alaşehir ve Nazilli’de kongreler toplanmıştır.

Balıkesir Kongresi alınan kararlar;

Yunanlılar’a karşı mücadele devam ettiği sürece seferberlik vardır.
İdareyi tek elden sağlamak için merkez heyeti kurulacaktır.
Sancaklarda ve kazalarda levazım birlikleri oluşturulacaktır.
Ayvalık kıyılarından başlayan Soma, Akhisar, Salihli, Nazilli kasabalarından geçen bir hat üzerinde Batı cephesi oluşturulmuştur. (Kurtuluş Savaşı’nın ilk cephesi)

Kongrenin önemi

Erzurum Kongresi kararlarından habersizdir.
Bölgeseldir.
Alaşehir Kongresi’nde Balıkesir Kongresi kararları onaylanmıştır.

Sivas Kongresi

Amasya Genelgesi’nde toplanması istenilen Sivas Kongresi yurdun her yerinden gelen delegelerin katılımıyla toplanmıştır. İtilaf devletlerinin Sivas’ı işgal etme tehdidi ve Elazığ Valisi Ali Galip’in kongreyi basma girişimi sonuç vermemiştir. Kongrede Mustafa Kemal’in başkanlığı, manda fikri ve Erzurum Kongresi kararları tartışılmıştır.

Kongrede alınan kararlar;

Erzurum Kongresi kararları kabul edilmiş, bazı konularda değişiklik yapılmıştır.

“ Temsil Heyeti, Doğu Anadolu’yu temsil eder.” cümlesi “ Temsil Heyeti bütün vatanı temsil eder.” Şeklinde değiştirilmiştir.
*Bütün cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir.

Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.
İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarılmalıdır.
Mebusan Meclisi’nin açılması için yapılan çalışmalar hızlandırılacaktır.
Yurdun bölünmesi düşünen, Ermeni ve Rum devleti kurmayı amaçlayan cemiyetlerin çalışmalarına izin verilemez.

Sonuçları

Mustafa Kemal İstanbul ile haberleşmeme emrini vermiştir.
Padişahtan Mebusan Meclisi’nin bir an önce toplanmasını ve Damat Ferit’in istifa etmesini istemiştir.
Anadolu’daki gelişmeleri önleyemeyen Damat Ferit Paşa istifa etmiş ve yerine Ali Rıza Paşa kabinesi kurulmuştur.

Not : Temsil Heyeti’nin ilk siyasi başarısı Damat Ferit’in istifasıdır.

Vatansever bir kişi olan Ali Rıza Paşa milli mücadelecilerle iyi geçinmeye çalışmış, gönderdiği temsilcilerle Amasya Görüşmeleri’ni yapmıştır.

General Harbourd Raporu

General Harbourd, ermenilerle ilgili araştırma yapması için ABD  Başkanı Wilson tarafından Doğu Anadolu’ya gönderilmiştir.

General Harbourd, Anadolu’da yağığı incelemelrden sonra hazırladığı raporda şunlara yer vermiştir.

Ermenilerle ilgili ortaya atılan “katledildikleri” iddiası doğru değildir.
Anadolu, kaynakları yönüyle ABD’nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek zenginlikte değildir.
Anadolu’da mücadele verenler yaptıkları iş konusunda kesin kararlıdırlar.

Amasya Görüşmeleri

Ali Rıza Paşa Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı Amasya’ya göndermiş, Temsil heyeti ile 3 gün süren görüşmeler sonunda Salih Paşa, ileri sürülen konuları şahsen kabul etmiş, İstanbul Hükümeti’ne de kabul ettirmeye çalışacağını belirtmiştir.

Görüşme konuları;

Vatanın bütünlüğü, işgallere izin verilmemesi gerektiği
Mebusan Meclisi’nin İstanbul dışında, güvenli bir bölgede toplanması
Temsil heyetinin haberi olmadan düşmanla barış görüşmelerine gidilmemesi
Azınlıklara dengeyi bozucu imtiyazlar verilmemesi

İstanbul Hükümeti meclisin toplanması dışındaki konulara sıcak bakmamıştır.

Not : Temsil heyeti böylece ilk kez İstanbul Hükümeti tarafından tanınmış olmaktadır.

Temsil Heyetinin Ankara’ya Gelmesi

Mustafa Kemal, Meclisib İstanbul’da toplanmasını engelleyemeyeceğini anlayınca, Meclis çalışmalarını yakından takip edebilmek amacı ile Ankara’ya gitmeyi uygun bulmuştur.

Heyetin Ankara’ya gelme nedenleri

Ulaşım ve haberleşme yönünden elverişli olması
Coğrafi konumunun uygunluğu
Batı cephesine yakınlığı
Güvenli bir bölge olması
İstanbul’daki meclisin çalışmalarının daha yakından takip edilebilmesi

Son Osmanlı Mebuslar Meclisinin Toplanması ve Misakimilli’nin Kabulü

Seçimler hiçbir müdahale olmadan yapılmış ve genellikle Müdafaa-i Hukuk taraftarları kazanmıştır. Mustafa Kemal görüşmelere katılacak arkadaşlarından bazı önemli isteklerde bulunmuştur.

Kendisinin meclis başkanı seçilmesi (Böylece meclis başkanı sıfatıyla, meclisin dağıtılması durumunda, yeni bir meclis toplayabilecektir.)
Müdafaa-i Hukuk adlı bir grup oluşturmaları
Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesi

Not : İstanbul’daki padişah taraftarlığı havasından etkilenen mebuslar fikirlerini değiştirmişler, Mustafa Kemal başkan seçilmemiş, Felah-ı Vatan adlı bir grup oluşturulmuş, fakat Misak-ı Milli kararları kabul ve ilan edilmiştir.

Misakimilli’nin Kabulü (28 Ocak 1920)

28 Ocak 1920 günü Osmanlı Mebusan Meclisi’nde, ülkenin bağımsızlığını ve ulusal sınırlarını belirlemek amacıyla kabul edilen kararlar.

Misakı Milli Esasları

1. Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada Osmanlı Devleti’nin düşman orduları işgali altında kalan, Arap çoğunluğunun bulunduğu kısımların geleceği, halk oyuna göre tayin edilmelidir. Ateşkese göre, dini, ırk ve sosyal bağlarla birleşik, Osmanlı İslam çoğunluğunun bulunduğu kısımlar, hiçbir sebeple ayrılamaz bir bütündür.

2. Halkı özgür kalır kalmaz anavatana, kendi istekleri ile katılmış olan Kars, Ardahan, Artvin için gerekirse tekrar halk oyuna başvurulmasını kabul ederiz.

3. Geleceği Türkiye ile yapılacak barış antlaşmasına bırakılan Batı Trakya’nın durumu, özgürce yapılacak halk oyuna göre ortaya konulmalıdır.

4. İslam halifeliğinin, Osmanlı saltanat ve hükümetinin başkenti olan İstanbul şehri ile Marmara denizinin her türlü güvenliği sağlanmalıdır.

Bu esas dahilinde olmak şartıyla Akdeniz ve Karadeniz boğazlarının yabancı devletlerin ticaret ve ulaştırmasına açılması, bizimle ilgili devletlerin oy birliği ile verecekler karara bağlıdır.

5. Azınlıkların hakları, İtilaf Devletleri ile düşmanları ve bazı ortakları arasında kararlaştıracak esaslar içerisinde ve komşu memleketlerdeki Müslümanların aynı haklardan faydalanmaları şartı ile tarafımızdan sağlanacaktır.

6. Ulusal ve iktisadi gelişmemiz imkan çerçevesine girmek ve daha modern bir düzenli yönetimle işleri yürütmeyi başarabilmek için her devlet gibi bizim de tam bir bağımsızlığa ve serbestliğe ihtiyacımız vardır. Bu, yaşamımızın ve geleceğimizin esasıdır. Bu nedenle siyasal, adli ve mali gelişmemizi önleyecek sınırlamalara karşıyız. Borçlarımızın ödenmesi de bu esasa aykırı olamaz.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.