Karatay

3. sınıf Türkçe ders kitabı, öğrencilerin dil becerilerini geliştirmeye, okuma alışkanlığı kazandırmaya ve yazma yeteneklerini güçlendirmeye yönelik önemli etkinlikler ve metinler içerir. Kitapta yer alan sorular, hem anlamaya hem de yorumlamaya dayalı olduğu için öğrencilerin dikkatli ve bilinçli bir şekilde çalışmalarını gerektirir.

Bu sayfada yer alan 3. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları, öğrencilerin kendi cevaplarını kontrol etmelerine, eksik veya hatalı yerleri düzeltmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Cevapları incelerken öğretmeninizin yönlendirmelerini dikkate almayı unutmayın. Amacımız, sizlere rehberlik ederek konuları daha iyi anlamanızı sağlamaktır.

Küçük Nezahat

Millî Mücadele içinde Nezahat Onbaşı’dan bahsetmemek büyük eksikliktir. Çanakkale Savaşı esnasında annesini veremden kaybetmiş, küçük yaşta babasıyla baş başa kalmıştı. (…)

Baba Albay Hafız Halit Bey ise cepheden cepheye koşmak zorundaydı. Kızını bırakacağı bir yakını yoktu. Tek çare yanına almaktı. O da öyle yaptı. İstanbul’un işgalinden sonra 70’inci Alay ile Anadolu’ya geçmiş ve burada millî kuvvetlere katılmıştı. (…)

Babasının birliği Gediz yakınlarında Yunan ordusunu gözetliyordu. Küçük Nezahat ata binmesini ve silah kullanmasını buradaki askerlerden öğrenmişti. Askerliğe de bir hayli alışmış, en baba askerlere taş çıkartıyordu. (…) Yedi yüz kişilik birliğin maskotu olmuştu. Herkes onu çok seviyordu. Nezahat’ten dolayı birliğin adı da “Kız Alay” olmuştu.

Gediz önlerinde Yunanlarla kanlı bir savaş başlamıştı. (…) Askerlerimiz zor şartlar altında sonuna kadar direniyordu. (…)

Nezahat asker kıyafeti içinde durmadan sağa sola koşuyor, askerlere moral veriyordu. Hatta onlara su bile taşıyordu. Yaralananlara ise sargı çantası ile yardıma koşuyordu. Savaş olanca zorluğuyla sürerken Halit Albay, birliğine geri çekilme emri verdi. (…) Buradaki muharebe kaybedilmişti ancak Yunanlara da pahalıya patlamıştı. Yunanlar bir hayli kayıp vermişti. En önemlisi de Albay Halit Bey’in birliği, Yunan ordusunun Anadolu içlerine ilerlemesini geciktirmişti. Bundan dolayı takdir topladı. Kızı Nezahat de “onbaşı” rütbesiyle onurlandırıldı.

Savaş sonrası cepheyi denetlemek için Mustafa Kemal Paşa gelmişti. Halit Albay’la görüşürken yanındaki Küçük Nezahat’i görünce şaşırdı. Üzerinde hâkî asker elbisesi, kulağında küpe ile küçük bir kız onu selamlıyordu. Kemal Paşa da bu küçük askeri selamladı ve yanına çağırarak başını okşadı.

– İsmin nedir senin asker?
– Nezahat, Komutan’ım.
– Ne arıyorsun sen burada?
– Ben askerin kalesiyim, dönmek isterlerse karşılarında beni bulurlar.

Bu sözler Mustafa Kemal Paşa’yı çok sevindirmiş, Nezahat’i yanına oturtarak onu sevmişti. “Aferin sana! İşte Türk kızı böyle olur. Bizlerin amacı da vatanımızı kurtararak daha iyi ve yaşanır bir hâle getirip sizlerin mutlu olmasını sağlamaktır. Sadece savaş cephelerinde değil, eğitim ve medeniyet alanındaki savaşları da kazanmaktır. Haydi, göreyim sizi!” diyerek yanından ayrılmıştı. (…)

Nezahat’in ünü Meclise kadar gider. Mecliste ona madalya ve yüksek rütbe verilmesi konuşulur. Bursa Milletvekili Dr. Emin Bey, Meclis kürsüsünde onu milletvekillerine şöyle tanıtır: “(…)Ne zaman bir neferin, bir subayın sarsıldığını görse hemen yanına koşar, ‘Hep beraber çarpışalım.’ der, onunla beraber çarpışır. (…) Bu çocuk mutlaka ödüllendirmeye layıktır. İlk İstiklal Madalyası’nı bu çocuğa verirsek büyük bir kadirşinaslık gösteririz.” (…)

On iki yaşında Büyük Zafer’i tadan Onbaşı Nezahat, hiçbir zaman İstiklal Madalyası’na kavuşamadı. Bunu dert de etmedi. (…) Altmış beş yıl sonra bir gazetecinin konuyu köşesinde yazmasından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından “Şükran Plaketi” verildi. 1992 (bin dokuz yüz doksan iki) yılında, 84 yaşında hayata veda etti. Türk milleti onu her zaman minnetle anacaktır.

Ercan DOLAPÇI / Millî Mücadelede Kadın Kahramanlar
(Kısaltılmıştır.)

Metni Okuduktan Sonra

Metinde ” Millî Mücadele yıllarında küçük yaşına rağmen cephede görev alan ve “Onbaşı” rütbesiyle onurlandırılan Nezahat Onbaşı’nın kahramanlığı ” anlatılıyor.

SÖZCÜKLERİ KEŞFEDİYORUZ

Aşağıda, okuduğunuz metinde geçen sözcük ve sözcük gruplarının anlamları verilmiştir. Verilenleri okuyarak bulmacada gizlenmiş sözcükleri bulup boyayınız.

a. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek (3. paragraf ).
b. Uğur getireceğine inanılan bir şey (3. paragraf ).
c. Değer, kıymet bilmek (8. paragraf ).
d. Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu (9. paragraf ).

OKUDUĞUMUZU ANLIYORUZ

Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.

1. Küçük Nezahat niçin cepheye gitmek zorunda kalmıştır?

Annesi veremden vefat ettiği için babasıyla yalnız kalmış, babasının onu bırakacak kimsesi olmadığından cepheye yanında götürmüştür.

2. Küçük Nezahat cephede neler yapmıştır?

Askerlere moral vermiş, su taşımış, yaralıları sargı çantasıyla tedavi etmiş, savaş sırasında askerler arasında koşarak destek olmuştur.

3. Küçük Nezahat, Mustafa Kemal Paşa’yla ne zaman karşılaşmıştır?

Savaş sonrası cepheyi denetlemek için Mustafa Kemal Paşa geldiğinde karşılaşmıştır.

4. Küçük Nezahat ile Mustafa Kemal Paşa arasında geçen konuşmayı kısaca yazınız.

Mustafa Kemal Paşa, Nezahat’e adını ve neden orada olduğunu sormuş, Nezahat “Ben askerin kalesiyim, dönmek isterlerse karşılarında beni bulurlar.” demiş, Paşa da onu tebrik edip başını okşamıştır.

5. Metnin giriş bölümünde “Nezahat Onbaşı’dan bahsetmemek büyük eksikliktir.” denmesinin nedeni sizce nedir?

Küçük yaşta cephede görev alıp büyük cesaret ve fedakârlık göstermesi, Millî Mücadele’nin unutulmaz kadın kahramanlarından biri olmasıdır.

6. Okuduğumuz metnin hikâye unsurlarını bularak boş bırakılan yerlere yazınız.

Yardımcı karakterler: Albay Hafız Halit Bey, Mustafa Kemal Paşa, askerler

Mekân (Yer): Gediz cephesi, cephe hattı

Ana karakter: Küçük Nezahat (Nezahat Onbaşı)

Problem: Yunan ordusunun Anadolu içlerine ilerlemesini durdurma mücadelesi

Olaylar:

  • Annesini kaybeden Nezahat’in babasıyla cepheye gitmesi
  • Cephede askerlik öğrenip moral vermesi
  • Gediz savaşında görev alması
  • Mustafa Kemal Paşa ile karşılaşması
  • Onbaşı rütbesiyle onurlandırılması

Sonuç: Nezahat madalya alamasa da halkın gönlünde kahraman olarak yerini aldı, yıllar sonra “Şükran Plaketi” aldı.

Olayın yaşandığı zaman: Millî Mücadele dönemi (1919-1922)

Metnin konusu: Küçük Nezahat’in Millî Mücadele’deki kahramanlıkları

Metnin ana düşüncesi: Yaş küçüklüğüne bakılmaksızın, vatan sevgisi ve cesaretle büyük işler başarılabilir.

DİLİMİZİN KURALLARINI ÖĞRENİYORUZ

Cümlelerin bir duyguyu, düşünceyi ifade eden söz dizisi olduğunu unutmayalım.

Aşağıda, metinde geçen cümleler verilmiştir. Cümlelerin bildirdiği anlamları örnekteki gibi işaretleyiniz.

SESLİ DÜŞÜNÜYORUZ

Küçük Nezahat ile Atatürk’ün karşılaştığı bölümü arkadaşlarınıza anlatınız. Daha sonra da anlattıklarınızı canlandırınız. Canlandırma yaparken yeni öğrendiğiniz sözcükleri kullanınız. Rol arkadaşınızın sözünü kesmemeye, konuşmasının bitmesini beklemeye, uygun hitap ifadeleri kullanmaya dikkat ediniz.

Canlandırma Önerisi:

  • Rol 1 (Mustafa Kemal Paşa): Sakin, kararlı, lider bir tonla konuşmalı.
  • Rol 2 (Küçük Nezahat): Cesur, kendinden emin, net cevap vermeli.
  • Selamlaşma, baş okşama ve tebrik sahnesi mutlaka eklenmeli.
  • Hitap ifadeleri kullanılmalı: “Komutan’ım”, “Paşam”, “Aferin sana” gibi.

Basari Sıralamaları