Çiftçi ve Oğulları Metni

Karatay

Hayatın içinde en değerli kazanımlar genellikle emekle elde edilir. İnsanlara ders veren fabllar ve kıssadan hisseler, doğru çalışmanın ve birlik olmanın önemini bize etkileyici bir şekilde anlatır. “Çiftçi ve Oğulları” adlı metin de, çalışmanın ve dayanışmanın meyvesini almaya dair güzel bir örnek sunar. Bu metin aracılığıyla; tembellikten uzak durmanın, aile birliğinin ve alın terinin değerini daha iyi kavrarız.

Çiftçi ve Oğulları

Bir zamanlar çok uzak bir ülkede, ihtiyar bir çiftçi yaşarmış.

İhtiyar çiftçinin çok büyük bir çiftliği varmış. Çiftliğinde; koyunları, kuzuları, atları, inekleri, ördekleri ve tavukları varmış. İhtiyar çiftçi, bunları besler büyütür, sonra satarmış. Geçimini böyle sağlarmış.

İhtiyar çiftçi çok çalışkanmış. Aynı zamanda iyi kalpliymiş. Kimseyi incitmezmiş. Hiç kimseye kötü söz söylemezmiş.

Bu ihtiyar çiftçinin dört oğlu varmış. Babaları, onları çok severmiş. Ama bu çocuklar birbirleriyle hiç geçinemezlermiş.

Her gün, hiç olmadık konulardan dolayı kavga çıkarırlarmış. Kavga ettikleri yetmiyormuş gibi bir de birbirlerine darılırlarmış.

Çiftçi her gün oğullarına:

– Oğullarım, kavga etmeyin. Birbirinizi incitmeyin. Güzel geçinin, diye öğüt verirmiş. Ama çocuklar babalarının sözlerine hiç aldırmaz, yine tartışmaya devam ederlermiş. Çiftçi oğullarıyla ne kadar konuştuysa da fayda etmemiş. Çocuklar sözden anlamıyorlarmış.

Bir gün kendi kendine: “Madem oğullarım sözden anlamıyorlar, onlara bir örnek göstereyim.” diye düşünmüş. Sonra onları çağırmış.
– Oğullarım, demiş. Sizden bahçeye çıkarak çubuk toplayıp gelmenizi istiyorum.
Çocuklar:
– Peki baba, deyip bahçeye çıkmışlar. Az sonra çocuklar, ellerinde çubuklarla geri gelmişler. Topladıkları çubukları babalarına vermişler.

Baba bütün çubukları kucağına almış. Sonra:

– Şimdi de bir ip istiyorum, demiş.

En küçük oğlan, hemen bir ip getirmiş. Çiftçi, çubukları iple birbirine bağlayıp çocukların eline vermiş.

– Haydi bakalım, demiş. Elinizdeki çubukları kırın! Bakalım hanginiz kırmayı başaracak? Önce en büyük ağabey çubukları almış. Bütün gücüyle çubukları kırmak için uğraşmaya başlamış. Ne kadar uğraştıysa kırmayı başaramamış.

Çocuklar bu şekilde çubukları elden ele geçirmişler. Dört çocuk da çubukları kırmak için uğraşmış. Ama hiçbiri de bunu başaramamış. En sonunda:

– Biz bunları kıramıyoruz baba, deyip çubukları babalarına geri vermişler. Babaları bunun üzerine çubukları eline almış. İpi çözmüş. Sonra oğullarının eline birer tane çubuk vermiş.

– Haydi bakalım, şimdi de bu çubukları kırın, demiş.

Bu kez çocuklar ellerindeki tek çubuğu kolayca kırmışlar. Sonra babalarına:

– Baba, ne var bunda, çubuk bir tane olunca hemen kırılıyor, deyip gülüşmüşler.

Babaları bunun üzerine:

– Evet, doğru söylüyorsunuz. Elinizde tek çubuk olunca hemen kırılıyor. Ama çubuklar bir araya gelince, siz onları kıramıyorsunuz, demiş.

Sonra sözlerine şöyle devam etmiş:

— Eğer siz de birlik olursanız, birbirinize destek olursanız kimse size zarar veremez. Ama birbirinizle çekişir, kavga ederseniz, birbirinizi yalnız bırakırsanız, siz de tıpkı tek çubuklar gibi olursunuz. Kolayca yıkılır, zorluklara yenik düşersiniz.

O anda, çocuklar hatalarını anlamışlar. Hepsi de boyunlarını bükmüşler. O günden sonra bir daha kavga etmemişler. Birbirleriyle çok iyi geçinmişler ve birbirlerine her zaman yardım etmişler.

Ezop Masalları

Soruları Metne Göre Cevaplayınız

  1. İhtiyar çiftçi geçimini nasıl sağlarmış?
    Cevap: Çiftliğinde yetiştirdiği koyun, kuzu, at, inek, ördek ve tavukları besleyip satarak geçimini sağlarmış.
  2. Çiftçinin oğullarının arası nasılmış?
    Cevap: Kardeşler hiç geçinemezmiş, sık sık kavga eder ve birbirlerine darılırmış.
  3. Çiftçi oğullarına çubukları kullanarak ne anlatmak istemiştir?
    Cevap: Birlik olmanın gücünü, dayanışma halinde kimsenin onlara zarar veremeyeceğini; ama ayrıldıklarında kolayca yıkılabileceklerini anlatmak istemiştir.

Basari Sıralamaları