5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Oğlu Hüseyin’den Emine Anaya Mektuplar Metni Cevapları
“Atatürk’ü Tanımak” teması kapsamında ele alınan “Oğlu Hüseyin’den Emine Anaya Mektuplar” metni, Millî Mücadele yıllarında cephede yaşananları ve bu sürecin aileler üzerindeki etkilerini duygusal bir anlatımla ortaya koymaktadır. Metin, vatan savunması için cepheye giden bir evladın annesine yazdığı mektuplar aracılığıyla fedakârlık, özlem ve umut duygularını ön plana çıkarmaktadır.
Metinde, askerlerin zor şartlar altında gösterdiği sabır ve cesaret, annelerin yaşadığı endişe ve metanet ile milletimizin bağımsızlık uğruna yaptığı büyük fedakârlıklar ele alınmaktadır. Öğrencilerin bu metni okurken empati kurmaları, tarih bilinci kazanmaları ve millî değerlerimizin önemini kavramaları amaçlanmaktadır.
Bu içerikte, MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı sayfa 82-83-84-85-86-87-88-89-90-91-92-93-94 arasında yer alan “Atatürk’ü Tanımak” temasına ait “Oğlu Hüseyin’den Emine Anaya Mektuplar” metniyle ilgili sorular ve cevaplar, öğrencilerin seviyesine uygun, açık ve anlaşılır bir şekilde ele alınmıştır.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 82 Cevabı
Keşif Yolculuğu
Millî Mücadele’de yer alan askerlerimizin vatan sevgileri, vatana karşı duydukları sorumluluk ve özgürlüğe olan inançları mektuplarına nasıl yansımıştır? Araştırmanızdan örnekler vererek düşüncelerinizi sınıfla paylaşınız.
OĞLU HÜSEYİNDEN EMİNE AN AVA MEKTUPLAR
Mart 1920
Kıymetli Anacığım,
Evvela selam eder, senin ve Salih ağabeyimin ellerinden, kız kardeşimin gözlerinden hasretle öperim.
Sizlerden ayrılalı bir aydan fazla oldu ama Basmane istasyonundaki anınız hep gözümün önünde. Küçük Nevreste’nin bir bana, birde kardeşim Haşana durup durup sarılması; Salih ağabeyimin hem gururlu, hem buruk bakışları; senin içine akıttığın gözyaşları hiç çıkmaz aklımdan anam.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 83 Cevabı
Kim bilir ne çok ağladın arkamızdan… Ama üzülme anam. Kadınlar, çocuklar vatansız kalmasın diye gidiyoruz cepheye. Hem en iyi sen bilirsin vatansızlığın acısını. Doğduğun, büyüdüğün topraklardan düşmanın zulmü sürmedi mi seni? Ananı, babanı, telli duvaklı gelin gittiğin kocanın mezarını bırakıp da gelmedin mi Manastır dan? Eteğinde dört küçük uşak; aç sefil, nasıl Selanik’e vardığımızı her anlatışında güzel gözlerin dolar. Biz küçüktük Haşanla, her şey oyun gibi gelirdi bize, korku nedir bilemezdik. Nevreste daha bebekti bizim gözümüzde. Ama Salih ağabeyim, o bir kaç günlük yolculukta koca bir adam oldu çıktı sanki. Birkaç günde on yıl büyüdü ağabeyim. Sana, bana, kardeşlerime sahip çıkma telaşı büyüttü onu Çanakkale’de kaybettiği bacağından önce. Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden savaşa, sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz. Sen de içini rahat tut ana, bizler de bu peygamber ocağında, vatanımızı zalimlerden kurtaracağımız günü iple çekmekteyiz. Hele bir çıksınlar karşımıza, bizi yurdumuzdan edenlere Anadolu’yu yar etmeyeceğimizi göstereceğiz. Vatansız kalmayacak, garip kuşlar gibi ordan oraya savrulmayacak bizim evlatlarımız.
Basmane’den ayrılıp Uşak’a yol almaya başladıkça kış yeniden geldi sanki. Oysa İzmir’ de bahar çoktan yüzünü göstermiş, bademler çiçek açmaya başlamıştı bile. Geçtiğimiz her köy, her kasaba yokluk içinde. (…) Kış bir yandan, düşman bir yandan birlik olup kast etmişler sanki memlekete. Her istasyondan yeni erler ekleniyordu katarlarla bizim gibi. Üst baş perişan hepsinde, ama hepsinin yüreği vatan aşkıyla çarpar. Hepsinin gözleri ışıl ışıl, imanı tam. Ve her istasyonda gözü yaşlı analar, babalar, evlatlar… Hür bir memlekette yaşama özlemiyle dolu, cepheye uğurluyorlar sevdiklerini. Kimi elindeki testiden ayran dağıtıyor askerlere, kimi kendi pişirdiği saç ekmeğini. Belki elindeki son unla yaptı o ekmeği ama olsun. “VATAN SAĞ OLSUN!”
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 84 Cevabı
diyor hepsi. Anadolu’nun bu cömert analarının doğurduğu Mehmetçiğin bileğini kimse bükemez ana, korkmayasın. Afyon İstasyonuna geldiğimizde trenden indik hepimiz. Afyonlular buraya “İzmir İstasyonu” derlermiş, duyunca çok hoşuma gitti. Burda hepimizi bölük bölük ayırdılar,
Hasan başka bir bölüğe düştü. Onların birliği trenle yola devam edip Doğu Cephesine gidecekmiş. (…) Bizim birliği şimdilik İnönü’deki birliğe dahil ettiler. Her gün sabah ezanıyla birlikte talime başlıyor, yatsıya kadar çalışıyoruz. Hava çok soğuk, her yer diz boyu kar. Geceleri çadırın içi bile o kadar soğuk olur ki, cephedeki kardeşlerimiz şimdi ne yapıyordur diye düşünmekten uyku girmiyor gözüme. Komutanlarımız bize evlatları gibi düşkünler. Talimlerden kalan zamanı hep bizim aramızda dolaşarak, halimizi hatırımızı sorarak geçiyorlar. Yemeklerini bizimle yiyorlar.
Yemek dediğimiz de ya tarhana çorbası ya mercimek. Yine de boğazımızdan bir lokma sıcak aş geçiyor ya, Allah ordumuza zeval vermesin. Bizi burdan daha içerilere sevk edeceklermiş ama ne zaman olacağı belli değil anacığım. Ne zaman sorsak “Yakında.” diyor komutanlar. İnşallah yakında vatanımızı kurtarmak için biz de üzerimize düşeni yapacağız. Benim için hiç kaygılanmayasın anacığım, içini ferah tut, oğlun yakında Türk askerleriyle beraber bayrağı Sarı kışla ya dikecek. Hepinize selam eder, senin ve ağabeyimin ellerinden, Nevreste’nin gözlerinden öperim.
Sağlıcakla kalın.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 85 Cevabı
1. Etkinlik
Metnin başlık ve görselinden hareketle içeriğini tahmin ediniz. Tahminlerinizi ve tahminlerinizin gerekçelerini aşağıya yazınız.
Tahminim:
Metnin, Millî Mücadele Dönemi’nde cepheye giden bir askerin ailesine yazdığı mektupları konu aldığını ve vatan sevgisi, özlem, fedakârlık gibi duyguları anlattığını tahmin ediyorum.
Tahminimin Gerekçesi:
Metnin başlığında “mektuplar” ifadesinin yer alması, anlatımın duygu yüklü olacağını düşündürmektedir. Görseldeki asker ve tarihî atmosfer de savaş döneminde yaşananları anlatan bir metin olabileceğini göstermektedir.
Metnin içeriğiyle ilgili tahminleriniz doğru çıktı mı? Tahminlerinizin doğru çıkıp çıkmamasında gerekçelerinizin etkisini yazınız.
Cevap:
Tahminlerim büyük ölçüde doğru çıkmıştır. Metinde gerçekten Hüseyin’in annesine yazdığı mektup yer almakta, cephede yaşanan zorluklar, vatan sevgisi ve aile özlemi anlatılmaktadır. Başlık ve görselden yaptığım tahminler, metnin içeriğini anlamamda etkili olmuştur.
2. Etkinlik
Metinden alınan aşağıdaki bölümde duraklamadan okunması gereken kelime veya kelime gruplarını örnekteki gibi belirleyiniz. Yaptığınız ayrıma dikkat ederek metni yeniden okuyunuz. Öğretmeninizin geri bildirimleriyle ayrımlarınızı gözden geçiriniz.
Nevreste daha bebekti bizim gözümüzde. Ama Salih ağabeyim, o birkaç günlük yolcu22. lukta koca bir adam oldu çıktı sanki. Birkaç günde on yıl büyüdü ağabeyim. Sana, bana, kardeşlerine sahip çıkma telaşı büyüttü onu Çanakkale’de kaybettiği bacağından önce. Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden savaşa, sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz.
Duraklamadan okunması gereken kelime ve kelime grupları
Aşağıdaki bölümde birlikte okunması gereken, yani duraklama yapılmaması gereken kelime ve kelime grupları örnekteki gibi belirlenmiştir:
- birkaç günlük yolculukta
- koca bir adam
- birkaç günde
- on yıl
- sahip çıkma telaşı
- Çanakkale’de kaybettiği bacağından önce
- babamızın yerinde
- içim rahat
- emin ellerdesiniz
Bu kelime grupları birlikte anlam taşıdığı için aralarında duraklama yapılmadan okunmalıdır. Böylece metnin anlamı daha doğru ve akıcı şekilde anlaşılmaktadır.
3. Etkinlik
Aşağıdaki soruların cevaplarını metinden hareketle defterinize yazınız.
1. Okuduğunuz mektup kime ve neden yazılmıştır?
Cevap:
Mektup, Hüseyin tarafından annesi Emine Ana’ya yazılmıştır. Hüseyin, annesine cephedeki durumunu anlatmak, onu merakta bırakmamak ve vatan için neden savaşa gittiğini açıklamak amacıyla bu mektubu yazmıştır.
2. Hüseyin hangi gerekçeyle cepheye gitme kararı almıştır?
Cevap:
Hüseyin, kadınların ve çocukların vatansız kalmaması için cepheye gitme kararı almıştır. Vatanın düşman işgalinden kurtarılması gerektiğine inandığı için bu mücadelede yer almak istemiştir.
3. Hüseyin annesine geçmişiyle ilgili neleri hatırlatmıştır?
Cevap:
Hüseyin, annesine Manastır’dan zorla göç etmek zorunda kaldıklarını, düşman zulmü yüzünden yurtlarını terk ettiklerini hatırlatmıştır. Ailesinin yaşadığı acıları ve yokluk içindeki yolculuklarını anarak vatansızlığın ne kadar zor olduğunu vurgulamıştır.
4. Mektuptaki bilgilerden hareketle komutanların kişilik özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Cevap:
Komutanların askerlerine karşı şefkatli, ilgili ve sorumluluk sahibi oldukları anlaşılmaktadır. Askerlerle birlikte yemek yemeleri, onların hâlini hatırını sormaları ve evlatları gibi davranmaları, iyi birer lider olduklarını göstermektedir.
5. Sizce Hüseyin nasıl biridir? Mektupta yazdıklarından ve yaşantılarından örneklerle açıklayınız.
Cevap:
Hüseyin vatanını seven, fedakâr ve cesur bir askerdir. Ailesini düşünmesine rağmen vatan için cepheye gitmeyi seçmiştir. Annesini teselli etmesi ve onun üzülmemesini istemesi, sorumluluk sahibi ve duyarlı biri olduğunu göstermektedir.
6. Mektupta anlatılanlardan yola çıkarak ülkenin içinde bulunduğu durum kısaca nasıl ifade edilebilir?
Cevap:
Ülke işgal altındadır ve büyük bir yokluk yaşanmaktadır. Buna rağmen halk vatan sevgisiyle birlik olmuş, tüm imkânsızlıklara rağmen bağımsızlık için mücadele etmektedir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 86 Cevabı
4. Etkinlik
a. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.
“Üst baş perişan hepsinde ama hepsinin yüreği vatan aşkıyla çarpar.”
cümlesinde “ama” kelimesi düşüncenin yönünü değiştirme (zıtlık) işleviyle kullanılmıştır.
“Hepsinin gözleri ışıl ışıl, imanı tam. Ve her istasyonda gözü yaşlı analar, babalar, evlatlar…”
cümlesinde “ve” kelimesi ekleme işleviyle kullanılmıştır.
b. Okuduğunuz metindeki cümlelerde bulunan altı çizili geçiş ve bağlantı ifadelerini aşağıda verilen işlevleriyle eşleştiriniz.
a. Seçenek belirtme b. Ekleme c. Zıtlık ç. Özetleme
“Sizlerden ayrılalı bir aydan fazla oldu ama Basmane İstasyonu’ndaki anınız hep gözümün önünde.”
ama → c) Zıtlık
“Yemek dediğimiz de ya tarhana çorbası ya mercimek.”
ya … ya → a) Seçenek belirtme
“Salih ağabeyimin hem gururlu hem buruk bakışları; senin içine akıttığın gözyaşları hiç çıkmaz aklımdan anam.”
hem … hem → b) Ekleme
c. Siz de metinden bu tür ifadelerin kullanıldığı cümleleri bulup işlevlerini belirterek aşağıya yazınız.
- “Ama üzülme anam.” → ama: Zıtlık bildirir.
- “Hem en iyi sen bilirsin vatansızlığın acısını.” → hem: Ekleme yapar.
- “İçim rahat, bu yüzden savaşa geldim.” → bu yüzden: Sebep–sonuç ilişkisi kurar.
ç. Aşağıdaki metinde altı çizili geçiş ve bağlantı ifadelerini verilen işlevlerle eşleştiriniz.
a. Zıtlık b. Ekleme c. Sonuç bildirme d. Vurgulama e. Ekleme ç. Örnekleme f. Sebep
Atatürk’ün askerî yönü; onun liderlik vasıflarını, stratejik zekâsını ön plana çıkaran en belirgin özelliklerinden biridir. (…………….…) Özellikle, I. Dünya Savaşı (……………..……) ve Millî Mücadele sırasında gösterdiği üstün komutanlık becerileri, onun askerî dehasını kanıtlamıştır. (……….…………) Ama Atatürk sadece bir savaşçı değil aynı zamanda bir barış adamıydı. (…………….……) Mesela yurtta ve dünyada barışın önemini her zaman dile getirmiştir. (…………..…) Sonuç olarak Atatürk’ün askerî yönü, onun (……………..…) hem bir komutan olarak yetkinliğini hem de barışa olan inancını yansıtmaktadır.
- Özellikle → d) Vurgulama
- ve (I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele) → b) Ekleme
- Ama → a) Zıtlık
- Mesela → ç) Örnekleme
- Sonuç olarak → c) Sonuç bildirme
- hem … hem → e) Ekleme
d. Siz de içinde geçiş ve bağlantı ifadelerini kullandığınız üç cümle yazınız.
- Ama yol çok zorluydu, askerler yine de görevlerinden vazgeçmedi.
- Hem ailesini özlüyordu hem de vatanı için mücadele etmekten gurur duyuyordu.
- Bu yüzden herkes birlik ve beraberlik içinde hareket etti.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 87 Cevabı
5. Etkinlik
a. Aşağıdaki görseli inceleyiniz ve metni okuyunuz.
CEPHEDEN MEKTUP
Hüseyin cephede bir ağacın altında dinlenmektedir. Elinde kâğıt ve kalem, anasına mektup yazmak niyetindedir. O sırada komutanı, Hüseyin’e yaklaşır. Hüseyin, tam karşısına gelip duruncaya kadar onu fark etmez. Komutanını görür görmez ayağa fırlar ve komutanına selam verir:
— Emret komutanım!
— Hüseyin, evladım, ne yazıyorsun, şiir mi?
— …
b. Yukarıda verilen metindeki karşılıklı konuşmanın devamını bir arkadaşınızla kurgulayınız. Kurguladığınız karşılıklı konuşmayı arkadaşınızla aşağıdaki yönergeler doğrultusunda sınıfta canlandırınız.
• Yeni öğrendiğiniz kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz.
• Konuşmanızda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerine yer veriniz.
• Konuşma sürecinde uygun selam ve hitap ifadelerini kullanınız.
• Konuşmanızda uygun zamanda söz alıp vermeye özen gösteriniz.
• Karşılıklı konuşma sürecinde anlaşılmayan noktaları açıklığa kavuşturmak için soru sormaya özen gösteriniz.
• Canlandırmanızda konuşmanıza uygun yüz ifadelerini kullanınız ve arkadaşlarınızla göz teması kurunuz.
• Size sorulan soruları uygun biçimde cevaplayınız.
Cevap:
Komutan:
— Hüseyin, evladım, ne yazıyorsun, şiir mi?
Hüseyin:
— Hayır komutanım, şiir değil. Anama mektup yazıyorum. Merak etmesin, iyi olduğumu bilsin istiyorum.
Komutan:
— Annen için yazman çok güzel. Ama cephe şartları seni zorlamıyor mu?
Hüseyin:
— Zorluyor komutanım, ama vatan için dayanıyoruz. Hem annem bilsin isterim ki moralim yerinde.
Komutan:
— Annen ne yazdığını anlayabilecek mi peki?
Hüseyin:
— İnşallah komutanım. Bu yüzden sade ve içten yazmaya çalışıyorum.
Komutan:
— Aferin evladım. Peki annen senden ne bekler sence?
Hüseyin:
— Sağ salim dönmemi bekler komutanım. Ama gerekirse vatan için can vermeyi de öğretti bize.
Komutan:
— Doğru söylüyorsun. Sonuç olarak sizin gibi askerler sayesinde bu vatan ayakta duruyor. Mektubunu bitir, sonra istirahate geç.
Hüseyin:
— Emredersiniz komutanım. İlginiz için teşekkür ederim.
c. Karşılıklı konuşmanızı yukarıdaki yönergelere uygun bir şekilde gerçekleştirdiğinizi düşünüyor musunuz.
Cevap:
Evet, konuşmamı yönergelere uygun şekilde gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Konuşmada selam ve hitap ifadeleri kullandım. Geçiş ve bağlantı ifadelerine yer verdim. Sıram geldiğinde konuştum ve sorulan sorulara uygun cevaplar verdim. Anlaşılmayan noktalar için soru sordum.
ç. Anlatımınızda güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Öğretmeninizin geri bildirimleriyle bu yönlerinizi sonraki etkinliklerde geliştirmeye çalışınız.
Güçlü Yönlerim:
Konuşurken selam ve hitap ifadelerini doğru kullandım.
Geçiş ve bağlantı ifadelerine yer verdim.
Konuşmayı akıcı ve anlaşılır şekilde yaptım.
Gelişmeye Açık Yönlerim:
Ses tonumu daha etkili kullanabilirim.
Yüz ifadelerimi daha fazla çeşitlendirebilirim.
Konuşurken daha fazla göz teması kurabilirim.
Öğretmenimin geri bildirimlerini dikkate alarak sonraki konuşma etkinliklerinde bu yönlerimi geliştirmeye çalışacağım.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 88 Cevabı
6. Etkinlik
a. Aşağıdaki yarım bırakılmış ifadeleri inceleyiniz. Bunların bir anlam bütünlüğüne sahip olup olmadığını arkadaşlarınızla tartışınız. Bu ifadeleri anlam bütünlüğü sağlayacak şekilde bağlamdan hareketle tamamlayınız.
- Milletimiz vatanını her durumda korumasını
→ en önemli görevlerinden biri olarak görür. - Türk milleti, azim ve kararlılıkla yıllar süren mücadelesini
→ bağımsızlıkla sonuçlandırmıştır. - Vatan sevgisi bir milletin en güçlü
→ duygularından biridir. - Bayrağımızın gökyüzünde dalgalanması bağımsız olduğumuzun
→ en önemli göstergesidir. - Çalışkan bireyler olarak vatanımıza borcumuzu
→ çok çalışarak ve sorumluluklarımızı yerine getirerek öderiz.
b. Cümleleri tamamlamak için yazdığınız kelimeler bir varlığı mı yoksa “iş, oluş, hareketi” mi karşılıyor? Gerekçeleriyle açıklayınız.
Cevap:
Cümleleri tamamlamak için yazılan kelimeler çoğunlukla iş, oluş ve hareket bildirmektedir.
Gerekçe:
- korumasını görmek, sonuçlandırmıştır, öderiz gibi ifadeler bir eylem bildirir.
- Bu kelimeler “ne yaptı, ne oluyor?” sorularına cevap verdiği için fiildir.
- Varlık bildiren kelimeler (vatan, bayrak, millet) ise cümlelerde zaten yer almaktadır.
7. Etkinlik
a. Karekodu okutarak “Kastamonulu Şerife Bacı” adlı metni dikkatlice dinleyiniz.
b. Dinlediğiniz hikâyeden hareketle kadınların Millî Mücadele’ye ne gibi katkıları olduğunu önceki bilgilerinizden de yararlanarak söyleyiniz.
Cevap:
Kadınlar Millî Mücadele’de çok önemli görevler üstlenmiştir. Cepheye cephane ve erzak taşımışlar, yaralı askerlerle ilgilenmişler ve gerektiğinde silah kullanarak mücadeleye katılmışlardır. Kastamonulu Şerife Bacı da kış şartlarına rağmen cephane taşıyarak bu fedakârlığın en önemli örneklerinden biri olmuştur.
c. Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Dinlediğiniz metnin içeriğiyle uyumlu olan görseli işaretleyiniz.
Cevap:
Cephane taşıyan, soğuk hava şartlarında mücadele eden bir kadını gösteren görsel metinle uyumludur.
ç. İşaretlediğiniz görselin dinlediğiniz metnin içeriğiyle ilişkisini nasıl kurdunuz? Açıklayınız.
Cevap:
İşaretlediğim görselde, Şerife Bacı’nın zorlu kış şartlarında cephane taşıması anlatılmaktadır. Bu durum, dinlediğim metinde geçen fedakârlık, vatan sevgisi ve mücadele ruhuyla doğrudan ilişkilidir. Görsel, metnin ana fikrini desteklemektedir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 89 Cevabı
8. Etkinlik
Aşağıda bir metnin serim, düğüm, çözüm bölümleri verilmiştir. Bu bölümler neden bu şekilde adlandırılmıştır? Bölümleri okuyup inceleyerek f ikirlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Ardından paragrafların karşısında bulunan soruları sözlü olarak cevaplayınız.
MECLİS’TE YANKILANAN HATIRALAR
Ankara’da soğuk bir kış günüydü. Çocuklar, okul bahçesinde sıraya girmiş, heyecanla bekliyorlardı. Okulun düzenlediği geziyle Türkiye Büyük Millet Meclisine gideceklerdi. Nihayet, yolculuk bitip de Meclis’ten içeri girdiklerinde Ahmet, önce etrafını dikkatlice inceledi ve kendini âdeta bir zaman tüneline girmiş gibi hissetti. Sanki o anda Millî Mücadele yıllarına gitmişti ve takvimler 12 Mart 1921i gösteriyordu… Meclisin duvarlarında önce, “Kahraman Ordumuza” diyen güçlü bir ses, sonra alkış sesleri yankılandı… Meclis kürsüsüne yaklaştıklarında, öğretmeninin sesiyle irkildi: “Üzerinde yaşadığımız toprakları kazanmak ve korumak için atalarımızın şehit ve gazi olduğu, milletimizin hep birlikte mücadele ettiği yıllardı.
Serim bölümünde olayın yer, zaman, kişi ya da kişilerine ilişkin bilgiler verilmiş midir? Bu bilgiler nelerdir?
Cevap:
Evet, serim bölümünde olayın yer, zaman ve kişilerine ait bilgiler verilmiştir.
- Yer: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara
- Zaman: Soğuk bir kış günü, Millî Mücadele yıllarını çağrıştıran bir zaman
- Kişiler: Ahmet, öğretmeni, geziye katılan çocuklar
Bu bilgiler sayesinde okuyucu olayın nerede ve kimler arasında geçtiğini öğrenir.
Zamanla, milletçe yaptığımız bu mücadeleye bir marş yazılması ihtiyaç olmuştu. Bunun için, kazanana ödül verileceğinin duyurulduğu bir yarışma düzenlendi. İstiklal mücadelemizi ölümsüzleştirecek bir şiir aranıyordu. Mehmet Akif Ersoy ise, bu yarışmaya para ödüllü olduğu için katılmamıştı. Çünkü milletin ve ordumuzun içinden geçtiği zorlu süreci anlatan, millete adanacak bir şiiri para karşılığında yazmanın uygun olmadığını düşünüyordu.” Ahmet’in gözü bir kez daha bayrağımıza takıldı, duvarlarda ise İstiklal Marşımız yankılanmaya devam ediyordu. Gözleri doldu ve öğretmeninin sesini yeniden duydu: “Fakat dostları Akif’i, kazanırsa para ödülünü yardım olarak vermesi şartı ile yarışmaya katılmaya ikna etti. Oysaki böyle bir ödülü reddederken, Akif’in o günlerde sırtında paltosu yoktu. Soğuk kış günlerinde ceketle geziyor, kimi zaman da bir paltoyu birlikte kaldığı arkadaşıyla nöbetleşe kullanıyordu.”
Düğüm bölümünde okuyucuda merak uyandıran hangi ifadeler bulunmaktadır? Söyleyiniz.
Cevap:
Düğüm bölümünde şu ifadeler okuyucuda merak uyandırmaktadır:
- İstiklal Marşı için bir yarışma düzenlenmesi
- Mehmet Akif Ersoy’un para ödüllü olduğu için yarışmaya katılmak istememesi
- Akif’in çok zor şartlarda yaşamasına rağmen ödülü reddetmesi
- Paltoyu bile olmadığı hâlde böyle bir fedakârlık yapması
Bu durumlar, okuyucunun “Şiir nasıl yazıldı?”, “Sonunda ne oldu?” sorularını sormasına neden olur.
Mehmet Akif Ersoy, zorlu şartlarda Ankara Taceddin Dergâhında, İstiklal Marşını yazarken büyük duygu yoğunlukları yaşadı ve yazdığı şiir, Meclis’te ayakta dinlenerek ve her kıtası alkışlanarak Millî Marşımız olarak kabul edildi… Meclis’ten-çıktıklarında Ahmet, paltosuna sımsıkı sarılırken bir kez daha paltosu bile olmadığı hâlde vatanı için ödülü reddeden Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle ve minnetle andı. Zihninde İstiklal Marşımızın şu kıtaları vardı:
Bastığın yerleri «toprak!» diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Düğüm bölümünde merak uyandıran hangi konular bu bölümde çözüme kavuşmuştur? Ahmet’in paltosuna sarılmasına neden olan olay nedir?
Cevap:
- Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nı yazdığı
- Şiirin Meclis’te ayakta dinlenerek kabul edildiği
- İstiklal Marşı’nın millî marşımız olduğu
Bu bilgilerle okuyucunun merakı giderilmiştir.
Ahmet’in paltosuna sarılmasına neden olan olay nedir?
Cevap:
Ahmet, Mehmet Akif Ersoy’un paltosu bile olmadığı hâlde vatanı için para ödülünü reddettiğini öğrenince çok etkilenmiştir. Bu fedakârlığı düşünerek kendi paltosuna daha sıkı sarılmış ve Mehmet Akif’i saygı ve minnetle anmıştır.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 90 Cevabı
Öyküleyici paragraflar veya diğer adıyla olay paragrafları yaşanmış veya hayal ürünü otağların anlatıldığı paragraflardır. Bu paragraflarda olayın kinler taraf fidan nerede ve ne zaman yaşandığına yer verilir Genellikle bu tür paragraflar tek başlarına kullanılabildikleri gibi birden fazla olayın yer aldığı masal, hikâye ve romanların içinde de sıkça karşımıza çıkar.
Önce aşağıdaki paragraf örneğini inceleyelim, paragraftaki renklendirmenin neye göre yapıldığını belirlemeye çalışalım. Sonra da öyküleyici paragraf yazmayı uygulayarak öğrenelim.
YÖRÜK MUSA
Yörük Musa kendisine verilen istihbarat görevini yerine getirmek üzere yola çıktığında ikindi vaktiydi. Kısa boyunun ve yıllardır süren savaşlar yüzünden zayıf kalan bedeninin düşman tarafından fark edilmeyeceği düşünülerek bu görev ona verilmişti. Hava kararmadan düşman siperlerine olabildiğince yaklaşacaktı. Gece yarısından sonra da siperlere sızıp düşmanın ne kadar silahı ve askeri olduğunu öğrenecekti. Musa önce düşman karargâhı ile kendileri arasında bulunan tepeyi aştı. Sık ağaçlar saklanmasına yardım etti. Tepenin eteklerine kadar inip düşman ordusuna oldukça yakın bir mağaranın girişine saklandı. Vakit gece yarısını geçerken düşman askerlerinin çoğunun uykuya daldığını fark etti. Yerinden ayrılıp yavaş hareketlerle düşmanın karargâhına sızdı. Birkaç saat boyunca çadırların arasında dikkatli bir şekilde gizlenerek dolaştı. Komutanının istediği tüm bilgileri topladığında havanın aydınlanmasına çok az kalmıştı. Artık oradan ayrılması gerektiğinin farkındaydı. Aynı şekilde dikkat ederek karargâhtan ayrılıyordu ki bir anda nöbetçi subaylardan biriyle burun buruna geldi. Tam silahına uzanacakken subayın “Merhaba asker!” dediğini duydu. Düşman askeri Musa’yı fark etmemişti. Musa hemen esas duruşa geçti ve subay yanından geçip gitti. Musa kalbinin atışlarını yavaşlatmak istercesine derin derin birkaç nefes aldıktan sonra geldiği gibi sık ağaçların arasında kayboldu. Komutanının yanına ulaştığında yüzünden, yorgunluğundan daha çok verilen görevi yerine getirmenin gururu okunuyordu.
Cevap: Renklendirilmiş bölümler paragraftaki kişi, yer ve zamanı belirtmektedir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 91 Cevabı
Öğretmenimizi izliyoruz.
Öğretmenimiz şimdi “Meclisin açılışını takip eden günlerde küçük bir çocuğun Mehmet Âkif’le tanışması”nı konu alan bir öyküleyici paragraf yazacak. Paragrafını planlarken, taslağını yazarken, yazdığı paragrafı gözden geçirip düzenlerken ve paylaşmak üzere hazırlarken sesli düşünecek. Nelere dikkat etmemiz gerektiğini bize öğretecek. Öğretmenimizi izlerken aşağıdaki sorulara odaklanalım.
Öğretmenimiz olay, yer, zaman, şahıs/varlık kadrosunu planlarken nelere dikkat etti; planlama sırasında neler söyledi?
Cevap:
Öğretmenimiz planlama yaparken olayın geçtiği yer, zaman ve kişilerin birbiriyle uyumlu olmasına özen gösterdi. Anlatılanların gerçekçi ve mantıklı olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca olayların günlük yaşamla çelişmemesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi ve bizleri de bu konuda uyardı.
Taslağını yazarken bu unsurları nasıl bir araya getirdi? Bu sırada nelere dikkat ettiğini söyledi?
Cevap:
Taslağını yazarken olay, yer, zaman ve kişileri belirli bir sıraya göre birleştirdi. Olayların neden–sonuç ilişkisi içinde ilerlemesine dikkat ettiğini söyledi. Sağlam bir olay örgüsünün metni anlaşılır ve etkileyici hâle getirdiğini özellikle belirtti.
Öğretmenimiz paragrafını gözden geçirip düzenlerken nelere odaklandı, neler söyledi ve yazısını paylaşmak üzere nasıl hazırladı?
Cevap:
Öğretmenimiz yazısını gözden geçirirken yazım kurallarına, noktalama işaretlerine ve kelime seçimlerine dikkat etti. Anlamı bozan ifadeleri düzelttiğini ve mümkün olduğunca sade Türkçe kelimeler kullanmanın önemli olduğunu söyledi. Paragraf düzenini kontrol edip yazısını düzenli bir biçimde paylaşmaya hazır hâle getirdi.
4-6 kişilik gruplar oluşturalım ve öğretmenimizin rehberliğinde “Bir Anadolu kadınının cepheye kağnısıyla mermi taşıması”nı konu alan bir paragrafı planlayıp taslağımızı yazalım. Ardından metnimizi gözden geçirip düzenleyelim ve sınıf panosunda paylaşalım. Çalışmamızı yaparken aşağıdakilere dikkat edelim.
Öğretmenimiz bize kendi uygulamasındaki sıraya uygun olarak adım adım ne yapacağımızı söyledikten sonra biz de bunları uygulayalım.
Grup olarak çalışırken önce birlikte düşünüp tartışalım, ortak bir karara varalım; sonra kararımızı görselden hareketle aşağıda tasarlanan ortak çalışma kâğıdına aktaralım.
İhtiyaç duyarsak öğretmenimizden yardım alalım.
Öğretmenimiz biz çalışırken bir eksiklik fark ederse onun uyarılarını dikkate alalım.
Biz Uyguluyoruz
Planımız (Değiştirilmiş)
Kişiler:
Zehra Ana, oğlu Hasan, cephe komutanı, askerler
Yer:
Kütahya – Dumlupınar çevresi
Zaman:
Kurtuluş Savaşı yılları (1922)
Olay Akışı:
Kurtuluş Savaşı sırasında cephedeki askerlerin cephaneye ihtiyacı vardır. Zehra Ana, zor kış şartlarına rağmen oğlu Hasan ile birlikte kağnı arabasıyla mermileri cepheye ulaştırmak için yola çıkar.
Taslak Metnimiz
Yıl 1922… Savaş tüm şiddetiyle devam ederken Anadolu’nun dört bir yanında büyük bir mücadele verilmektedir. Cephedeki askerlerin en büyük ihtiyacı ise cephanedir. Bu zor görev için Kütahyalı Zehra Ana ve oğlu Hasan gönüllü olur.
Zehra Ana, kağnısına yüklediği mermilerle gece karanlığında yola çıkar. Düşmana yakalanmamak için patika yolları tercih ederler. Hava soğuktur, rüzgâr iliklere kadar işler. Dumlupınar’a yaklaştıklarında kar ve tipi başlar, yollar iyice zorlaşır.
Zehra Ana, kağnıyı çeken hayvanlara cesaret vererek yoluna devam eder. “Dayanın evlatlarım, birazdan askerlerimize ulaşacağız.” diyerek azmini gösterir. Uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra cephaneyi cepheye ulaştırırlar.
Askerler bu fedakârlık karşısında duygulanır. Komutan, Zehra Ana’ya teşekkür eder ve askerler hep bir ağızdan şunu söyler:
“Bu vatan, sizin gibi fedakâr analar sayesinde ayakta duruyor.”
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 92 Cevabı
Yine Uyguluyoruz
Şimdi 2-3 kişilik gruplar oluşturalım ve aşağıdaki gibi bir çalışma kâğıdı tasarlayalım. “Bir öğrencinin Çanakkale şehitlerini anmak için düzenlenen törende okumak için şiir seçmesi”ni konu alan bir paragrafı planlayıp taslağımızı yazalım. Ardından metnimizi gözden geçirip düzenleyelim ve düzenlenmiş hâlini arkadaşlarımıza okumak üzere defterimize yazalım. Çalışmamızı yaparken aşağıdakilere dikkat edelim.
Önceki uygulamalardaki sırayı takip ederek (planlama, taslak yazma, gözden geçirme, paylaşma) paragrafımızı yazalım.
Öğretmenimiz gerekmedikçe bize müdahalede bulunmayacak ama ihtiyaç duyarsak öğretmenimizden yardım isteyelim.
Paragraf yazma sürecinde grup arkadaşlarımızla konuşup tartışalım ama bu kez her birimiz kendi kitabımızdaki alanı ve defterlerimizi kullanalım.
Sıra Sende
Artık “öyküleyici paragraf” yazmayı öğrendik. “Yazalım” etkinliğinde öğrendiğimiz bu stratejiyi uygulayalım.
Yine Uyguluyoruz
Planımız (Değiştirilmiş)
Kişiler: Efe, sınıf öğretmeni Zeynep Öğretmen, Efe’nin annesi ve babası
Yer: Okul, Efe’nin evi
Zaman: Mart ayı
Olay Akışı: Öğretmen, Çanakkale Şehitlerini Anma Günü töreninde şiir okuması için Efe’yi görevlendirir. Şiir seçimini Efe’ye bırakır. Efe hangi şiiri seçeceği konusunda kararsız kalır ve ailesinin fikrini almak için eve gider.
Taslak Metnimiz
Efe’nin Heyecanı
Ders bitmiş, öğrenciler sıralarından kalkmak üzereyken Zeynep Öğretmen sınıfa dönerek konuşmaya başladı. “Çocuklar, önemli bir duyurum var.” dedi. Herkes yerine oturdu. Öğretmen, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Töreni’nde bir öğrencinin şiir okuyacağını ve bu görev için Efe’yi seçtiğini söyledi.
Efe önce çok sevindi, ardından hangi şiiri seçeceğini düşününce heyecanı arttı. Okuldan çıkar çıkmaz eve gitti ve durumu annesiyle babasına anlattı. Birlikte Çanakkale’yi anlatan şiirleri incelediler. Efe, duygularını en iyi yansıtan şiiri seçmek istedi.
Uzun düşünmelerden sonra şehitlerin fedakârlığını anlatan bir şiirde karar kıldı. Ertesi gün öğretmenine şiirini gösterdi. Zeynep Öğretmen gülümseyerek, “Bu şiir, törenin anlamına çok yakışacak.” dedi. Efe artık gururlu ve hazırdı.
Gözden Geçirilmiş Metin
- Olaylar mantıklı bir sırayla anlatıldı.
- Yer, zaman ve kişiler açıkça belirtildi.
- Yazım ve noktalama kurallarına dikkat edildi.
- Gereksiz tekrarlar çıkarıldı.
Paylaşım Aşaması
Düzenlenen paragraf sınıfta arkadaşlara okundu. Dinleyenler paragrafın duygulu ve anlamlı olduğunu belirtti.
Sıra Sende
Cevap: “Öyküleyici paragraf yazma” stratejisini artık öğrendik. Bu stratejiyi kullanarak kendi belirlediğiniz bir konu hakkında plan yapabilir, taslak yazabilir, yazınızı gözden geçirip düzenleyerek paylaşabilirsiniz.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 93 Cevabı
YAZALIM
a. Aşağıda verilen çalışmaları inceleyiniz. İncelediğiniz bu çalışmalardan yola çıkarak bir hikâye planlayınız. Başlangıç olayını da içerecek şekilde en fazla birkaç paragraftan oluşan serim bölümünüzü yazınız.
• 9. Etkinlikteki serim bölümü örneğini ve açıklamalarını inceleyiniz.
• 1. Tema’da Basri Amca’nın betimlendiği “metin içi betimleme paragrafı” örneğini inceleyiniz.
• Önceki yazma etkinliğindeki mekân betimleme örneğini inceleyiniz.
Planımız
Kişiler:
Efe, sınıf öğretmeni Zeynep Öğretmen, Efe’nin annesi ve babası
Yer:
Okul, Efe’nin evi
Zaman:
Mart ayı
Olay Akışı:
Öğretmen, Çanakkale Şehitlerini Anma Günü töreninde şiir okuması için Efe’yi görevlendirir. Şiir seçimini Efe’ye bırakır. Efe hangi şiiri seçeceği konusunda kararsız kalır ve ailesinin fikrini almak için eve gider.
Efe’nin Heyecanı
Ders bitmiş, öğrenciler sıralarından kalkmak üzereyken Zeynep Öğretmen sınıfa dönerek konuşmaya başladı. “Çocuklar, önemli bir duyurum var.” dedi. Herkes yerine oturdu. Öğretmen, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Töreni’nde bir öğrencinin şiir okuyacağını ve bu görev için Efe’yi seçtiğini söyledi.
Efe önce çok sevindi, ardından hangi şiiri seçeceğini düşününce heyecanı arttı. Okuldan çıkar çıkmaz eve gitti ve durumu annesiyle babasına anlattı. Birlikte Çanakkale’yi anlatan şiirleri incelediler. Efe, duygularını en iyi yansıtan şiiri seçmek istedi.
Uzun düşünmelerden sonra şehitlerin fedakârlığını anlatan bir şiirde karar kıldı. Ertesi gün öğretmenine şiirini gösterdi. Zeynep Öğretmen gülümseyerek, “Bu şiir, törenin anlamına çok yakışacak.” dedi. Efe artık gururlu ve hazırdı.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 94 Cevabı
10. Etkinlik
Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki paragrafı inceleyiniz. Altı çizili kelimeleri isim ya da fiil olarak sınıflandırıp ilgili kutulara yazınız.
Salih ağabeyimin hem gururlu hem buruk bakışları, senin içine akıttığın gözyaşları hiç çıkmaz aklımdan anam. Kim bilir ne çok ağladın arkamızdan… Ama üzülme anam. Kadınlar, çocuklar vatansız kalmasın diye gidiyoruz cepheye. Hem en iyi sen bilirsin vatansızlığın acısını. Doğduğun, büyüdüğün topraklardan düşmanın zulmü sürmedi mi seni? Ananı, babanı, telli duvaklı gelin gittiğin kocanın mezarını bırakıp da gelmedin mi Manastır’dan? Eteğinde dört küçük uşak; aç sefil, nasıl Selanik’e vardığımızı her anlatışında güzel gözlerin dolar.
İsimler:
- bakışları
- gözyaşları
- aklımdan
- anam
- kadınlar
- çocuklar
- vatansızlığın
- acısını
- topraklardan
- düşmanın
- zulmü
- ananı
- babanı
- kocanın
- mezarını
- Manastır
- uşak
- Selanik
- gözlerin
Fiiller:
- çıkmaz
- ağladın
- üzülme
- kalmasın
- gidiyoruz
- bilirsin
- sürmedi
- bırakıp
- gelmedin
- vardığımızı
- anlatışında
- dolar
b. Fiiller kutusuna yazdığınız kelimeleri inceleyerek bu kelimelerin ortak özelliklerinin neler olduğunu düşününüz. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Fiiller kutusuna yazılan kelimelerin ortak özellikleri şunlardır:
- İş, oluş ve hareket bildirirler.
- Zamana göre çekimlenmişlerdir (geçmiş zaman, şimdiki zaman, istek/olumsuzluk gibi).
- Özneyle ilişkilidirler, kimin yaptığı ya da kimin başına geldiğini gösterirler.
- Cümlede yüklem görevinde ya da fiilimsi yapısında kullanılmışlardır.
Bu nedenle bu kelimelerin fiil olduğu anlaşılmaktadır.
Materyalimi Seçiyorum
Atatürk’ün eğitime verdiği önemle ilgili bir araştırma yapınız. Araştırma sürecinizde aşağıdaki yönergeleri dikkate alınız.
› Ulaşabileceğiniz bilgi kaynaklarını gözden geçiriniz.
- Ders kitabı
- Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri
- Güvenilir internet siteleri (MEB, Atatürk Araştırma Merkezi)
- Ansiklopedi
- Kütüphane kitapları
- Belgeseller ve eğitim videoları
› Hangi bilgi kaynaklarını ve materyalleri kullanacağınızı seçiniz.
- Ders kitabı
- MEB ve Atatürk Araştırma Merkezi internet siteleri
- Ansiklopedi
› Araştırmanızı sunduktan sonra seçimlerinizin araştırma sürecine etkisini olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendiriniz. Daha sonraki araştırmalarınızda bu değerlendirmenizi göz önünde bulundurunuz.
Olumlu yönler:
- Bilgiler güvenilir ve doğru kaynaklardan elde edildi.
- Konuya uygun ve anlaşılır bilgilere kolayca ulaşıldı.
- Zaman kaybı yaşanmadı.
Olumsuz yönler:
- Bazı internet kaynaklarında bilgiler kısa ve yüzeyseldi.
- Görsel materyaller yeterince fazla değildi.
Değerlendirme:
Bir sonraki araştırmada kitap ve belgesel sayısını artırarak konuyu daha ayrıntılı incelemeye dikkat edeceğim.
