Karatay

5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Her Yüreğe Nakış Gerek Metni Cevapları

“Duygularımı Tanıyorum” teması, öğrencilerin kendi duygularını tanımalarını, bu duyguları doğru şekilde ifade etmelerini ve başkalarının duygularını anlayarak empati kurmalarını amaçlamaktadır. Bu tema kapsamında yer alan “Her Yüreğe Nakış Gerek” metni, sevgi, merhamet, paylaşma ve iyilik gibi insani değerlerin duygular üzerindeki etkisini ele almaktadır.

MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı sayfa 139-140-141-142-143-144-145-146-147-148 arasında yer alan bu metinde; insanların kalplerine dokunan küçük iyiliklerin, samimi davranışların ve içten duyguların bireyler arasındaki bağları nasıl güçlendirdiği anlatılmaktadır. Metin, öğrencilerin duygusal farkındalık kazanmalarını ve toplumsal değerleri içselleştirmelerini desteklemektedir.

Bu içerikte, “Her Yüreğe Nakış Gerek” metnine ait sorular ve cevaplar; öğrencilerin yaş ve seviyelerine uygun, açık ve anlaşılır bir anlatımla hazırlanmıştır. Etkinlikler sayesinde öğrencilerin okuduğunu anlama, çıkarım yapma ve duygularını ifade etme becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 139 Cevabı

HER YÜREĞE NAKIŞ GEREK

Ayşenur’ların evlerinin bahçesinde bir ıhlamur ağacı vardı. Çok büyük bir ağaçtı. Öylesine büyük bir ağaçtı ki babası ve hattâ dedesi bu ağacın ne zaman dikildiğini bilmediklerini söylerlerdi.
İlkbaharın ılık günleri yavaş yavaş geride kalıyor, yerini yazın sıcak günlerine bırakıyordu.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 140 Cevabı

Sıcak günlerde ıhlamur ağacının serin gölgesinde oturmak çok hoş oluyordu. Hele bir de ıhlamur ağacının çiçek açtığı günlere denk gelirse bambaşka bir güzellik ortaya çıkıyordu. Ihlamur çiçeğinin güzel kokusuna doyum olmuyordu.

Böyle bir yaz günü küçük Ayşenur ıhlamur ağacının altındaki sandalyelerden birine oturmuştu. Elinde nakış işlenen bezin gerildiği bir kasnak vardı. Ayşenur beze nakış yapıyordu.
Nakışta kullandığı iplikler çok canlı renklere sahipti. Kırmızı, mavi, sarı hepsi birbirinden güzel renklerdi.
Ayşenur dalmış nakış işlerken dedesi, sokak kapısından içeri girdi. Ayşenur’u ağacın altında oturuyor görünce, ona doğru yöneldi. Yanına kadar geldi. Onu, siyah saçlarından okşadı.
— Benim küçücük kızım… Ne yapıyorsun bakayım?
Bunu söylerken sandalyelerden birine de o oturdu. Ayşenur, bakışlarını elindeki bezden dedesinin yüzüne çevirdi. Ona bakmaya başladı. Dedesinin yüzünde o hiç eksilmeyen gülümsemesi vardı. Ayşenur da, dedesine gülümsedi. Cıvıl cıvıl sesiyle dedesine cevap verdi:
— Nakış işliyorum dedeciğim.
Dedesi de Ayşenur’a bakıyordu. Yaşına rağmen güçlü bakışları vardı. Siyah gözleri yuvasında ışıl ışıldı.
— (…) Nakış işlemeyi nereden öğrendin? Senin yapabileceğin bir iş değil ki bu!..
Ayşenur, dedesinin yüzüne bakmaya devam ediyordu.
— Ablam öğretti dedeciğim. Zor bir şey değil ki…
— Öyle mi?… Ben de zor bir şey olduğunu sanırdım.
Ayşenur, oturduğu sandalyeden ayağa kalktı. Dedesinin yanına geldi. Yaptığı nakışı dedesine göstermek istiyordu. Yüzünde bir iş yapmanın verdiği sevinç ve mutluluk okunuyordu.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 141 Cevabı

— Bak dedeciğim!… Yaptığım nakışlar bunlar.
Ayşenur, işlemekte olduğu bezi dedesinin yanındaki sehpanın üzerine bıraktı. Dedesi, merakla onun yaptığı işlemeye bakıyordu.
— Nedir bu yaptığın Ayşenur? Bana anlat bakalım.
Ayşenur, beze işlemekte olduğu tomurcukları gösterdi:
— Bak bunlar gül tomurcukları dedeciğim!… Henüz daha açmamışlar!… Açacaklar!…
— (…) Kendin gibi gül tomurcuğu!…
Dedesi, Ayşenur’u saçlarından okşamaya devam ediyordu. Yanaklarından da öptü onu.
— Bu tomurcuklar büyüyüp açacaklar değil mi çocuğum?
— Evet dedeciğim. Tomurcuklar büyüyüp gonca olacaklar. Sonra da açıp gül olacaklar.
— İşle yavrum işle!… Bu boş bezin üstüne tomurcuk işle!… Biraz daha büyümüş goncaları işle!… Açılmış gülleri işle!…
Ayşenur, dedesinin anlattıklarını dinliyordu. Dedesinin sesi çok duygulu idi.
— Ama, daha başka güzel şeyler de işle!… Bugün insanoğlu güzel duygulara muhtaç… Güzel hasletlere muhtaç… Elindeki beze, bu tomurcukları, goncaları, gülleri işlerken o küçücük yüreğine de bazı güzel duygu ve hasletleri işle…
Ayşenur, dedesinin anlattıklarından etkilenmişti.
— Ne gibi dedeciğim?

— İnsanın muhtaç olduğu, hasret kaldığı pek çok güzel duygu ve haslet var kızım. Bunları da yüreğine işle. Her çocuk bunları yüreğine işlesin. Geleceğin toplumunu sizler oluşturacaksınız.
İşlesin ki, sizlerin yürekleri, kalpleri, gönülleri bu güzel duygu ve hasletlerle bezenmiş olsun.
Dedesi konuşmasını yavaşlattı. Yüzündeki gülümseme gitmiş yerini derin bir düşünce almıştı.
Ayşenur’un yüzüne daha bir yoğun baktı.
— O güzel duygu ve hasletlerin bazılarını söyleyeyim sana kızım. Sevgi onların en başta gelenidir.
İnsanları sevmek çok büyük bir meziyettir. Hattâ hayvanları bile sevmek gerekir kızım.
Bundan başka daha bir çok güzel duygu vardır. Saygı, vefa, merhamet, yardımseverlik, alçak gönüllülük, etrafına ikramda bulunmak, hediyeleşmek bunlardan sadece bir kaçıdır. Temizliği sevmek ve temiz olmak, çevrenin güzelliğini korumak duygusu da bunlar arasındadır. Bu duygularla bezenmiş yüreklere sahip bir toplum düşün çocuğum!…
Ayşenur’un yüzünde imrenme duyguları belirmişti.
— Böyle bir toplum ne kadar güzel olur değil mi dedeciğim?!…
— Elbette… (…) Birbirini seven insanlardan meydana gelmiş bir toplum düşün. Birbirlerine, bazılarını saydığım bu güzel duyguları besleyen insanlardan meydana gelmiş bir toplum hayal et. Bunun nasıl bir toplum olabileceğini tasavvur et kızım. İnsan olarak bu duygu ve davranışlara ne kadar muhtaç olduğumuz ortadadır!… Benim güzel kızım!… Onun için, bezine gül tomurcuğunu, gül goncasını, açılmış gülleri işlerken, yüreğine de bu duyguları işle. Her çocuk yüreğine bu duyguları işlemeli. Çünkü her yüreğe nakış gerek.
Mustafa AKGÜN
(Kısaltılmıştır.)

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 142 Cevabı

1. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruların cevaplarını metinden hareketle defterinize yazınız.

  1. Ihlamur ağacı Ayşenur için ne ifade eder?

Ihlamur ağacı Ayşenur için sanki güvenli bir sığınak gibidir. Çünkü sıcak günlerde orada serinler, nakışını rahatça işler ve dedesiyle zaman geçirir. Ağacın gölgesi ve çiçek kokusu ona huzur verdiği için bu yer Ayşenur’un en sevdiği köşedir.

  1. Ayşenur’un nakış işlemesine dedesi nasıl tepki vermiştir?

Dedesi önce şaşırmış ve nakışın çocuklar için zor olduğunu düşünmüştür. Ancak Ayşenur’un işi sevgiyle yaptığını ve ortaya güzel bir nakış çıktığını görünce sevinmiş, onu takdir etmiş ve şefkatle okşamıştır.

  1. Dedesi, Ayşenur’a hangi güzel duygu ve hasletleri beze işlemesini önermiştir? Neden?

Dedesi; sevgi, saygı, vefa, merhamet, yardımseverlik ve alçakgönüllülük gibi değerleri önermiştir. Ayrıca paylaşmayı, ikram etmeyi, hediyeleşmeyi, temizliği ve çevreyi korumayı da söylemiştir. Çünkü insanların bu değerlere çok ihtiyaç duyduğunu, bu değerlerin toplumu güzelleştireceğini anlatmıştır.

  1. Ayşenur’un dedesi, Ayşenur’a hangi toplumsal sorumlulukları hatırlatmıştır?

Dedesi, çocukların gelecekte toplumu oluşturacağını hatırlatmıştır. Bu yüzden Ayşenur’un sadece nakış işlemeyi değil; iyi insan olmayı, güzel davranışlar edinmeyi ve bu değerleri yaşatıp çevresine de yaymayı görev bilmesi gerektiğini söylemiştir.

  1. Nakışla hangi duygular arasında ilişki kurulmuştur? Niçin?

Nakış ile sevgi, merhamet, saygı gibi güzel duygular arasında ilişki kurulmuştur. Çünkü nakış nasıl emekle, sabırla ve özenle işleniyorsa; bu değerler de insanın kalbine zamanla, çabayla ve dikkatle yerleşir. Bu nedenle “yüreğe nakış işlemek” benzetmesi yapılmıştır.

  1. Metinde söz edilen duyguların sizce insan ilişkilerine nasıl bir etkisi olur? Örneklerle açıklayınız.

Bu duygular insan ilişkilerini güçlendirir ve insanların birbirine daha iyi davranmasını sağlar. Örneğin sevgi olursa insanlar kırmadan konuşur, merhamet olursa zor durumda olan birine yardım edilir. Saygı olunca herkes birbirinin hakkına dikkat eder. Yardımseverlik de arkadaşlığı artırır; mesela bir arkadaşımızın defteri kaybolduğunda ona defterimizi paylaşmak ilişkileri güzelleştirir.

2. ETKİNLİK

Metnin ilk görselini ve metinden alınan aşağıdaki paragrafı inceleyiniz.

“Ayşenurların evlerinin bahçesinde bir ıhlamur ağacı vardı. Çok büyük bir ağaçtı. Öylesine büyük bir ağaçtı ki babası ve hatta dedesi bu ağacın ne zaman dikildiğini bilmediklerini söylerlerdi.”

Görseli ve paragrafı incelediğimde şu noktaları görüyorum:

  1. Görsel ile metin arasındaki uyum:
  • Bahçe ortamında büyük bir ağacın bulunduğu görülüyor
  • Görseldeki ağaç, metinde anlatılan çok eski ve büyük ıhlamur ağacını çağrıştırıyor
  • Ağacın gölgesi ve bahçedeki düzen, metindeki ortamla uyumlu
  1. Karakterlerin betimlenmesi:
  • Görselde yaşlı bir dede ve yanında bir çocuk bulunuyor
  • Çocuğun elinde bir uğraş varmış gibi duruyor; bu da nakış işleme durumuyla örtüşüyor
  • Dedenin duruşu ve yüz ifadesi, şefkatli bir yaklaşımı gösteriyor
  1. Atmosfer:
  • Sakin ve huzurlu bir bahçe havası var
  • Ağacın gölgesi serinlik hissi veriyor
  • Görsel, hikâyenin sıcak ve samimi havasını destekliyor

Bu görsel ve paragraf, okuyucunun hikâyeyi gözünde canlandırmasına yardımcı oluyor. Özellikle ağacın büyüklüğü ve yıllardır orada oluşu hem metinde hem görselde dikkat çekiyor.

b. Paragraftaki ıhlamur ağacı ile değerlerimiz arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Defterinize tahminlerinizi ifade ettiğiniz bir paragraf yazınız.

Ihlamur ağacı uzun yıllardır ayakta olduğu için köklü bir geçmişi simgeler. Bu durum, toplumumuzun sevgi, saygı, merhamet gibi değerlerinin de çok eskiden beri var olduğuna benzetilebilir. Ağaç nasıl gölgesiyle insanları bir araya getirip onları koruyorsa, değerlerimiz de insanları birleştirir ve toplumu ayakta tutar. Ayrıca ağacın yıllar içinde büyüyüp güçlenmesi gibi, değerler de yaşandıkça güçlenir ve gelecek nesillere aktarılır. Bu yüzden ıhlamur ağacı, değerlerin kök salmasını ve kuşaktan kuşağa geçmesini temsil edebilir.

3. ETKİNLİK

Aşağıdaki adımları takip ederek metni değerlendiriniz.

Ölçütü Belirleyin
› Ayşenur ve dedesi arasındaki konuşma ile bize hangi değerler öğretilmeye çalışılıyor?

Metinde dedesi Ayşenur’a şu değerlerin önemini anlatıyor:

  • Sevgi ve şefkat
  • Saygı
  • Vefa
  • Merhamet
  • Yardımseverlik
  • Alçak gönüllülük
  • Paylaşma (ikram ve hediyeleşme)
  • Temizlik ve çevreyi koruma

› Bu değerleri öğrenmek neden önemlidir?

Bu değerleri öğrenmek önemlidir çünkü:

  • İnsanların bir arada huzur içinde yaşamasını sağlar
  • İlişkilerde anlayış ve güveni artırır
  • Toplumun daha iyi ve daha adil olmasına katkı verir
  • Çocuklar büyüyünce bu değerlerle geleceği şekillendirir

› “Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir.” cümlesi toplumumuzun kabul ettiği bir ölçüt olabilir mi? Neden?

Evet olabilir. Çünkü metinde dede, bu değerlerin insanlara çok gerekli olduğunu ve her çocuğun bunları yüreğine “işlemesi” gerektiğini vurgulayarak aslında toplumun ortak beklentisini dile getiriyor.

› Cevabınız “evet” ise bu cümleyi ölçüt olarak aşağıya yazınız. Cevabınız “hayır” ise metindeki bilgileri karşılaştıracağınız bir ölçüt belirleyiniz.

Evet

Ölçüt: Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir.

Metni İnceleyin
› Ayşenur’un dedesinin, Ayşenur’a verdiği öğütleri inceleyin. Bu öğütlerde hangi değerler vurgulanıyor? Yazınız.

Metinde dedenin verdiği öğütlerde vurgulanan değerleri şöyle yazabilirim:

  1. Sevgi: İnsanları ve hayvanları sevmek gerektiği özellikle söyleniyor.
  2. Saygı: İnsanların birbirine saygılı davranması gerektiği vurgulanıyor.
  3. Vefa: İyilikleri unutmamak ve bağlılık göstermek gerektiği anlatılıyor.
  4. Merhamet: İnsanların zor durumda olanlara acıyıp yardımcı olması gerektiği belirtiliyor.
  5. Yardımseverlik: Başkalarına destek olmanın toplumu güzelleştireceği söyleniyor.
  6. Alçakgönüllülük: Kibirsiz, mütevazı olmanın önemli olduğu ifade ediliyor.
  7. Paylaşma: İkram etmek ve hediyeleşmek gibi davranışlarla paylaşmanın önemi gösteriliyor.
  8. Temizlik ve çevre bilinci: Temiz olmanın ve çevreyi korumanın da değer olduğu söyleniyor.

Dede, bu değerlerin insanın kalbini güzelleştirdiğini ve güzel bir toplum için gerekli olduğunu anlatıyor.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 143 Cevabı

İncelemenizi Ölçütle Karşılaştırın
› Metinde anlatılan olaylar ve karakterlerin davranışları, belirlediğiniz ölçütle uyum sağlıyor mu? Örneklerle açıklayın.

Evet, metindeki olaylar ve karakterlerin davranışları belirlediğimiz ölçütle uyumludur. Çünkü dede, Ayşenur’a sevgiyle yaklaşarak ona değerlerin önemini anlatıyor ve Ayşenur da onu dikkatle dinleyip öğrenmeye istekli davranıyor. Örneğin dede, torununu okşayıp ona güzel sözler söyleyerek sevgi gösteriyor; ayrıca toplumun bu değerlere ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Ayşenur ise “Ne gibi dedeciğim?” diyerek merak ediyor ve dedesinin söylediklerini anlamaya çalışıyor. Bu örnekler, değerlerin yeni nesillere öğretilmesi gerektiği düşüncesini destekliyor.

Ulaştığınız Sonucu Yazılı Olarak İfade Edin

› Metindeki olaylar ve karakterlerin davranışlarının ölçütle uyumlu olup olmadığı konusunda ulaştığınız sonucu yazılı olarak ifade edin. Bu sonucun toplumsal önemi hakkında düşüncelerinizi açıklayın.

Metindeki olaylar ve karakterlerin davranışları, “Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir.” ölçütüyle uyumludur. Dede, torununa nakış üzerinden güzel bir benzetme yaparak değerlerin yüreğe işlenmesi gerektiğini anlatır. Ayşenur’un dikkatle dinlemesi ve etkilenmesi de bu aktarımın gerçekleştiğini gösterir.

Bu sonucun toplumsal önemi büyüktür çünkü sevgi, saygı ve merhamet gibi değerleri öğrenen çocuklar büyüdüğünde daha anlayışlı ve yardımsever bireyler olur. Böyle bireylerden oluşan bir toplumda insanlar birbirine daha çok destek olur, sorunlar daha kolay çözülür ve huzur artar. Bu yüzden değerleri küçük yaşta öğrenmek, toplumun geleceği için çok önemlidir.

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki paragrafı okuyunuz. Verilen atasözlerinin ve kalıplaşmış sözlerin
anlamına karşılık gelen kavramları paragraftan bularak örnekteki
gibi yazınız.

“İnsanları sevmek çok büyük bir meziyettir. (…) Bundan başka daha bir çok güzel duygu vardır. Saygı, sevgi, vefa, merhamet, yardımseverlik, alçak gönüllülük, ikramda bulunmak, hediyeleşmek bunlardan sadece birkaçıdır. Temizliği sevmek ve temiz olmak, çevrenin güzelliğini korumak duygusu da bunlar arasındadır. Bu duygularla bezenmiş yüreklere sahip bir toplum düşün çocuğum!..”

Çam sakızı çoban armağanı. hediyeleşmek

Su küçüğün, söz büyüğün. saygı

Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar. yardımseverlik

Kalp kalbe karşıdır. sevgi

Aslan yattığı yerden belli olur. temizlik

5.ETKİNLİK:

a. Okuduğunuz metinde torununu nakış işlerken gören dedenin yüz ifadesi
aşağıdakilerden hangisi olabilir? İşaretleyiniz.

Metinde dede torununu görünce sevgiyle gülümsüyor ve onu okşuyor. Bu yüzden dedenin yüz ifadesi, mutlu ve gururlu bir ifadeyi gösteren seçenek olabilir.

b. Konuşmamızda duygularımızın yüz ifademize yansıması karşımızdakini nasıl etkiler? Açıklayınız.

Duygularımız yüzümüze yansıdığında karşımızdaki kişi bunu hemen anlar ve ona göre davranır:

  • Güler yüzlü olursak karşımızdaki kişi kendini rahat hisseder
  • Somurtursak veya kızgın görünürsek karşı taraf çekinebilir
  • Üzgün yüz ifadesi, insanların bize destek olmasını sağlayabilir
  • Sevgi dolu bir ifade, ilişkileri güçlendirir ve güven verir
  • Korkmuş bir ifade, diğer kişiyi endişelendirebilir

Bu nedenle yüz ifadelerimiz iletişimi etkiler. Metindeki dede gibi gülümseyen bir yüz ifadesi kullanırsak karşımızdakini de olumlu etkileriz.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 144 Cevabı

6. ETKİNLİK

a. Aşağıdaki soruları okuduğunuz metin doğrultusunda cevaplayınız.

Yaşanan olay nedir?: Ayşenur’un nakış işlerken dedesiyle konuşup değerler hakkında öğüt alması
Olayı yaşayanlar kimlerdir?: Ayşenur ve dedesi
Olay ne zaman yaşanmıştır?: Yaz mevsimine girilen sıcak bir günde
Olay nerede geçmektedir?: Evlerinin bahçesinde, ıhlamur ağacının altında

b. Okuduğunuz hikâyede olayla kahramanların etkileşimi okuyucuya iletilmek istenen mesajı güçlendirmiş midir? Neden?

  • Cevap: Evet güçlendirmiştir. Çünkü dede sevgiyle konuşup değerleri örnekleyerek anlatınca mesaj daha etkili oluyor. Ayşenur’un merak edip dinlemesi de bu öğütlerin önemini artırıyor.

c. Karekodu okutarak “Yazı Sandığı” adlı etkileşimli içeriği yönergeler doğrultusunda tamamlayınız.

  • Cevap: Yönergeleri izleyerek etkinliği tamamladım ve defterime istenen bölümü yazdım.

7. ETKİNLİK

a. “Her Yüreğe Nakış Gerek” metninin serim, düğüm, çözüm bölümlerini belirleyiniz. Bu bölümlerde neler anlatılmaktadır? Yazınız. Serim, düğüm, çözüm bölümlerini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Söyleyiniz.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 145 Cevabı

HER YÜREĞE NAKIŞ GEREK

SERİM (Hikayenin başlangıcı, yer, zaman ve karakterlerin tanıtıldığı bölüm):

  • Bahçedeki büyük ıhlamur ağacı ve mevsim anlatılıyor
  • Sıcak bir günde Ayşenur’un ağacın altında nakış işlediği belirtiliyor
  • Dedenin gelişiyle karakterler tanıtılıyor
  • Mekânın huzurlu ortamı okuyucuya hissettiriliyor

DÜĞÜM (Olayın geliştiği, merak uyandıran bölüm):

  • Dedenin nakış işlenmesine şaşırması ve merak etmesi
  • Ayşenur’un tomurcukları göstermesi ve anlatması
  • Dedenin nakış üzerinden “yüreğe değer işlemek” fikrini açması
  • Ayşenur’un “Ne gibi?” diyerek merakının artması

ÇÖZÜM (Olayın sonuçlandığı, mesajın verildiği bölüm):

  • Dedenin sevgi ve diğer değerleri tek tek söylemesi
  • Bu değerlerin toplumu güzelleştireceğini açıklaması
  • Her çocuğun bu değerleri öğrenmesi gerektiği mesajı
  • “Her yüreğe nakış gerek” sözüyle ana düşüncenin verilmesi

Bu bölümleri belirlerken şunlara dikkat ettim:

  • Olayların başlangıç-gelişme-sonuç sırasına
  • Kişilerin ve mekânın ne zaman tanıtıldığına
  • Mesajın hangi bölümde verildiğine
  • Metindeki akıcılığa ve geçiş cümlelerine

b. Metinde bölümler arası geçişler sizce uygun bir şekilde yapılmış mıdır? Bölümler arasındaki olay akışı tutarlı mıdır? Söyleyiniz.

Evet, bölümler arası geçişler uygun yapılmıştır ve olay akışı tutarlıdır. Çünkü önce bahçe ve ıhlamur ağacı anlatılarak ortam hazırlanır, sonra dede gelince konuşma başlar ve nakış üzerinden değerler konusuna geçilir. Bu geçişler çok doğal olduğu için metinde kopukluk oluşmaz. Ayrıca her bölüm bir öncekinin devamı gibi ilerlediğinden okuyucu hikâyeyi rahatça takip eder.

8. ETKİNLİK

YAZALIM

a. Aşağıda verilen “kavramlar” ve “kişilik özellikleri” tablolarını inceleyiniz.

KAVRAMLAR:

  • Sevgi
  • Merhamet
  • Şefkat
  • Mutluluk
  • Alçak gönüllülük
  • Dürüstlük

KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ:

  • Cesur
  • Çekinken
  • Merhametli
  • Dürüst
  • Yardımsever
  • Vefalı

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 146 Cevabı

b. Aşağıdaki yönergeleri dikkate alarak bir hikâye yazınız.

• Kavramlar tablosundan bir kavram seçiniz.
• Ana karakteriniz için bir kişilik özelliği seçiniz. Bu özelliği ana karakterin
belirli bir olay veya durumda nasıl göstereceğini düşününüz.
• Seçtiğiniz kavram ve kişilik özellikleriyle uyumlu bir olay örgüsü tasarlayınız.
• Serim, düğüm ve çözüm bölümleri arasındaki geçişleri ön bilgilerinizden
de yararlanarak uygun bir şekilde yapınız.
• Duygu ve düşüncelerinizi hayal gücünüzle birleştirerek yazınızı zenginleştiriniz.
• Ana karakterin diğer karakterlerle diyaloglarına yer veriniz.

Seçtiğim kavram: Dürüstlük Seçtiğim kişilik özelliği: Cesur Ana karakter: Emir

“Kayıp Defterin Sırrı”

SERİM: Bir pazartesi sabahıydı. Emir okula erken gelmiş, sırasını düzenliyordu. Tam o sırada yerde çizgili bir defter buldu. Defterin kapağında “Ece” yazıyordu. Emir, defteri eline aldı ve “Kim düşürdü acaba?” diye düşündü.

DÜĞÜM: Teneffüste bazı arkadaşları “Defteri sakla, belki içinde güzel şeyler vardır.” deyince Emir’in aklı karıştı. Defteri açarsa merakını giderecekti ama bunun doğru olmadığını da biliyordu. O sırada Ece’nin sınıfta telaşla çantasını karıştırdığını gördü.

Emir yanına yaklaştı: “Ece, defterini mi arıyorsun?” dedi. Ece üzgün bir sesle, “Evet, içinde ödevlerim vardı.” diye cevap verdi. Emir bir an durdu, sonra cesaretini toplayıp defteri uzattı: “Sanırım bu senin. Yerde buldum, hiç açmadım.”

ÇÖZÜM: Ece çok sevindi: “Çok teşekkür ederim Emir! Ben gerçekten çok korkmuştum.” dedi. Emir de gülümsedi: “Ben olsam ben de üzülürdüm. Doğru olan, sahibine vermek.”

O gün Emir, dürüst olmanın insanın içini nasıl rahatlatıp mutlu ettiğini anladı. Arkadaşları da onun cesaretine şaşırdı. Emir, küçük bir davranışın bile güveni artırdığını gördü ve “Dürüstlük her zaman kazandırır.” diye düşündü.

c. Hikâyenizi hem içerik hem de yazım ve noktalama yönünden gözden geçiriniz.

İçerik Yönünden:

✓ Serim, düğüm ve çözüm bölümleri belirgin

✓ Olay akışı anlaşılır

✓ Dürüstlük ve cesaret teması uyumlu

✓ Diyaloglar metni canlandırmış

✗ Mekân betimlemesi biraz daha artırılabilir

✗ Karakterlerin duyguları daha ayrıntılı yazılabilir

Yazım ve Noktalama Yönünden:

✓ Konuşma çizgileri uygun

✓ Nokta ve virgüller yerinde

✓ Paragraflar düzenli

✗ Bazı cümleler kısaltılabilir

✗ Bazı yerlerde tekrarlar azaltılabilir

ç. Öğretmeninizin geri bildirimiyle güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Bu yönlerinizi sonraki etkinliklerde geliştirmeye çalışınız.

Güçlü Yönlerim:

  • Ana düşünceyi açık vermişim
  • Olay örgüsü anlaşılır ve akıcı
  • Diyaloglar doğal

Geliştirilmesi Gereken Yönlerim:

  • Duygu ifadelerini artırmalıyım
  • Betimlemelere daha çok yer vermeliyim
  • Tekrar eden kelimeleri azaltmalıyım
  • Cümleleri daha kısa ve etkili kurmalıyım

d. Hikâyenizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 147 Cevabı

9. ETKİNLİK

a. “Dostluk” sizin için ne ifade eder? “Kusursuz dost arayan dostsuz
kalır.” atasözüyle ilgili düşüncelerinizi söyleyiniz.

“Dostluk” benim için güvenmek ve yanında rahat hissetmek demektir. Bir dost, zor günümde beni dinler; iyi günümde de sevincimi paylaşır. Birlikte gülmek kadar, birlikte üzülmek de dostluğun parçasıdır.

  • Dostluk; paylaşmak ve birbirini kollamaktır
  • Sır saklamak ve güven vermektir
  • Hata yapınca hemen küsmemektir
  • Birbirini olduğu gibi kabul etmektir
  • İyi niyetle destek olmaktır

“Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.” atasözüne katılıyorum. Çünkü herkesin küçük hataları olabilir. Eğer birini sadece kusurlarına bakarak değerlendirirsek, gerçek dostluğu bulamayız. Önemli olan, arkadaşımızın iyi yönlerini görmek ve hatalarında da anlayışlı olmaktır.

KIZGINLIKLARINI KUMA YAZAN DOST
(…)
İki arkadaş uzun bir yolculuğa çıkmışlar. Yolları bir çölden geçiyormuş. Az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, altı ay bir güz gitmişler. En nihayetinde çölden çıkmış, bir ormana denk gelmişler. Ormanın içinden derin bir dere geçiyormuş. Bir türlü geçecek yer bulamamışlar. Başlamışlar birbirleriyle tartışmaya.
(…)
Tartışma sürerken arkadaşlardan biri öfkelenmiş:
“Sabahtan beri yer buluyorum ama sen orası olmaz, burası olmaz diyorsun. Ama artık geçmemiz lazım.” diyerek sesini yükseltmiş.
Kendisine bağırdığı için diğer arkadaşı da öfkelenmiş. Biraz sakinleştikten sonra oradaki kuma şöyle yazmış:
“Bugün en iyi arkadaşım bana bağırdı.”
Sonra bir yolunu bulup dereden karşıya geçmiş ve yine yürümeye devam etmişler. Derken karşılarına bir vaha çıkmış. Serinlemek için suya girmişler. Daha önce kendisine bağrılan arkadaş, farkına varmadan bir bataklığa saplanmış. Boğulmak üzereyken arkadaşı uzun bir ip atarak:
“Tut bunu!” demiş. O da ipin ucunu tutmuş. İpi atan arkadaş, ipin diğer ucunu atına bağlamış. Zar zor da olsa arkadaşını o bataklıktan kurtarmış.
Bataklıktan kurtulan arkadaş biraz soluklanmış. Kendine geldikten sonra yakınlarında bulunan kayalığa doğru koşmuş. Onu kurtaran arkadaşı da merakla onu takip etmiş.
Çantasından keski ve bıçağını çıkaran arkadaş, kendisini bataklıktan kurtaran arkadaşın merak dolu bakışları arasında taşa yazı yazmaya başlamış.
Hiçbir şey demeden sürekli keskiye vurmuş ve bıçağıyla taşa bir şeyler kazıyormuş.
Yazı yavaş yavaş şekillendikten sonra arkadaşını bataklıktan kurtaranın yüzünde sevgi dolu bir ifade belirmiş. Çünkü arkadaşı bir saattir taşa şunu yazıyormuş:
“Bugün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı.”
Arkadaşına ilk zamanlar öfke ile bağıran arkadaşı:
“Sana bağırıp canını sıktığımda bunu kuma yazdın. Neden şimdi taşa yazıyorsun?” diye sormuş?
Arkadaşı:
“Bir dostum canımı yaktığında kuma yazıyorum ki bağışlama rüzgârı onu silebilsin. Yine bir dostum benim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyım ki hiçbir rüzgâr o yazıyı silemesin.” demiş.
Bunun üzerine bu iki arkadaşın dostlukları çok uzun süre, çok güzel bir şekilde devam etmiş.
Anonim
Hazırlayan: Lale SÜPHANDAĞI

b. Metni dinlemek için karekodu okutunuz.

c. Dinlediğiniz metinde iki arkadaşın duygularını ifade ediş biçiminde ne gibi farklılıklar vardır? Söyleyiniz.

İki arkadaş duygularını çok farklı biçimde gösteriyor:

Birinci arkadaş:

  • Öfkelendiğinde hemen bağırarak tepki veriyor
  • Sabırsız davranıyor ve duygusunu sözle sertçe belli ediyor
  • Sonradan yaptığını fark edip pişman olabiliyor

İkinci arkadaş:

  • Kırıldığı şeyi tartışmak yerine yazıya döküyor
  • Kızgınlığı kalıcı yapmıyor, kuma yazıp unutuyor
  • İyiliği ise taşa yazarak değerli bulduğunu gösteriyor

Bu durum, kötü anları büyütmemek ve güzel davranışları unutmamak gerektiğini anlatıyor.

d. İki arkadaşın dostluğunun devam etmesinin nedenleri nelerdir? Siz dostluğunuzu devam ettirmek için neler yapıyorsunuz? Söyleyiniz.

Dostluğun sürmesinin başlıca nedenleri şunlardır:

  1. Birbirlerini affedebilmeleri
  2. Kötü sözleri büyütmemeleri
  3. Zor zamanda birbirlerine yardım etmeleri
  4. İyilikleri unutmamaları ve değer vermeleri

Ben dostluğumu sürdürmek için:

  • Arkadaşımı dinlerim ve onu anlamaya çalışırım
  • Kavga edince hemen kırıcı sözler söylemem
  • Hata yaptığında konuşarak çözmeye çalışırım
  • Güzel günlerde yanında olur, başarılarını kutlarım
  • Sırlarını saklar, güvenini boşa çıkarmam

Böylece dostluğumuz daha uzun ve sağlam olur.

10. ETKİNLİK

a. Aşağıdaki paragrafı okuyunuz.

Rengârenk çiçekler, yemyeşil ağaçlarla dolu harika bir resim çizmeye başladınız.
Resmi tamamlayıp resim defterinizi kapatırken çizdiğiniz ağacın üzerinde
şöyle bir not belirdi: “Çizdiğin dünyayı daha yakından görmek ister misin? En yakın
arkadaşınla birlikte bu dünyaya davetlisin!” Hemen en yakın arkadaşını aradın
ve evine davet ettin. Bu renkli dünyada arkadaşınızla bir maceraya atıldınız.

b. Paragraftan hareketle arkadaşınızla yaşadığınız maceraları hayal gücünüzle birleştirerek anlatmaya çalışınız. Konuşmanızı yaparken aşağıdaki yönergeleri dikkate alınız.

• Kısa süreli zihinsel ön hazırlık yapınız.
• Anlatacağınız olayla ilgili deneyimlerinizi hayal gücünüzden
yararlanarak zenginleştiriniz.
• Anlatımınızı alışılmışın dışında bir tarzla yapmaya çalışınız.
• Sesinizi duyguyu yansıtacak biçimde ayarlayınız.
• Konuşmanızı beden dilini ve mekânı etkili kullanarak yapınız.

“Gizli Kapılı Resim Dünyası”

Merhaba arkadaşlar! Geçen gün defterime kocaman bir ağaç ve rengârenk çiçekler çizmiştim. Defteri kapatırken ağaç dalında minik bir kapı belirdi. Üzerinde de “Cesaretin varsa içeri gir!” yazıyordu. Hemen en yakın arkadaşım Arda’yı çağırdım.

[Meraklı bir sesle] “Arda, bak! Bu resim hareket ediyor!” dedim. Defteri açar açmaz ikimiz de bir anda çizdiğim dünyanın içine düştük.

[Ellerimi iki yana açarak] Çiçeklerin arasından geçerken her adımımızda çimenler parlıyordu. Derken bir papatya bize konuştu: “Kaybolan rengi bulmalısınız!” dedi. Arda ile birbirimize baktık, [heyecanla] “Hadi bulalım!” diye koştuk.

Bir gölün yanına geldik; göl aynaya benziyordu. İçinde gökkuşağının bir rengi saklıymış. Tam alacakken suyun içinden bir kurbağa zıpladı: “Önce bir bilmece!” dedi. Bilmeceyi çözdük ve mavi ışık avucumuza kondu.

[Neşeli bir sesle] Sonra mavi ışığı ağacın dalındaki kapıya dokundurduk, kapı açıldı ve gökyüzü daha parlak oldu. O anda annemin sesi geldi: “Hadi dışarı!”

Gözlerimizi açtığımızda yine odamızdaydık. Arda bana gülümsedi: “Bir daha çizelim mi?” dedi. [Gülerek] Ben de “Kesinlikle!” dedim.

c. Konuşmanızı tema sonundaki “Konuşma Becerisi Öz Değerlendirme Ölçeği”ni kullanarak değerlendiriniz.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 148 Cevabı

11.ETKİNLİK:

a. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlede altı çizili kelimelerin
karşıladığı anlamları belirleyiniz.

Ayşenur, oturduğu sandalyeden ayağa kalktı.

Ayşenur: Özel ad/isim (Kişi adı) sandalyeden: Cins ad/isim (Eşya adı)

b. Altı çizili kelimelerden hangisi aynı cinsten varlıkları karşılamak için kullanılmıştır? Söyleyiniz.

  • “sandalye” kelimesi aynı türden birçok eşyayı anlatabildiği için aynı cinsten varlıkları karşılar.

c. Altı çizili kelimelerden hangisi eşi olmayan varlıkları karşılamak için kullanılmıştır? Söyleyiniz.

  • “Ayşenur” kelimesi tek bir kişiyi belirttiği için eşi olmayan varlığı karşılar.

ç. Okuduğunuz metinden aynı cinsten varlıkları karşılayan kelimeler bularak yazınız.

Metinden aynı cinsten varlıkları karşılayan kelimeler:

  • ağaç
  • gölge
  • çiçek
  • iplik
  • kasnak
  • tomurcuk
  • gül
  • duygu

Bu kelimeler cins isimdir; aynı türden birçok varlığı anlatabilir.

12.ETKİNLİK

a. Sayı vermeden ismin birden fazla olduğunu nasıl ifade ederiz? Söyleyiniz.

Sayı vermeden çokluğu ifade etmek için:

1. Çokluk ekleri (-lar/-ler) getiririz.

Örneğin:

  • Kalemler
  • Defterler
  • Kuşlar
  • Çiçekler

2.Topluluk adı kullanırız.

Örneğin:

  • Sınıf
  • Takım
  • Sürü
  • Orman

b. Aşağıdaki paragrafta altı çizili kelimelerin sayıları ifade etme yönünden aralarındaki farkı söyleyiniz.

“Koyunlar”:

Çokluk eki almıştır ve birden fazla koyunu gösterir.

Sayı söylemeden “çok” anlamı verir.

“Sürüsünün”:

Topluluk adıdır; çok sayıda koyunu tek kelimeyle anlatır.

“Bir arada” olma anlamı da taşır.

“koyunum”:

Tekil kullanılmıştır; bir tane koyunu anlatır.

Sahiplik ekiyle “benim” anlamı da eklenmiştir.

c. Siz de isimleri farklı sayılar ifade edecek şekilde cümlelerde kullanınız. Cümlelerinizi kurarken gereksiz kelimelere yer vermeyiniz.

Tekil:

  • Bugün yeni bir defter aldım.
  • Bahçede bir kedi uyuyordu.
  • Kütüphaneden bir kitap ödünç aldım.

Çoğul:

  • Sınıfta öğrenciler sessizce dinledi.
  • Masadaki kalemleri topladım.
  • Bahçede kuşlar ötüyordu.

Topluluk:

  • Takım maç için sahaya çıktı.
  • Sınıfımız proje hazırladı.
  • Orman sessizliğe büründü.

Basari Sıralamaları